Zina
Zina
Dînen ve kânûnen cezâyı gerektiren, meşrû olmayan cinsî münâsebet.
13 Kasım 2011 Pazar Saat 16:36

ZİNÂ

  Aralarında bir nikâh bağı bulunmayan mükellef yâni cezâî ehliyete sâhip bir erkekle bir kadın arasındaki gayri meşrû ilişki.

Bugünkü Türk hukûkunda zinâ: Medenî Hukuk yönünden bir boşanma sebebidir. Medeni Kânunun 139/1 maddesi hükmüne göre: “Karı kocadan herbiri, diğerinin zinâ etmesi sebebiyle boşanma dâvâsında bulunabilir.” Zinâ mutlak boşanma sebeplerindendir. Hâkim, bu konuda ayrıca evlilik birliğinin temelden çökmediğini araştırarak ve takdir hakkını kullanarak karar veremez.

Türk Cezâ Kânunu’nda zinâ fiili suç teşkil etmektedir. Zinâya verilen cezâ altı aydan üç seneye kadar hapistir. Cezâ Kânunu’nun 440. maddesine göre: “Zinâ eden kadın hakkında altı aydan üç seneye kadar hapis cezâsı tertip olunur. Karının evli olduğunu bilerek bu fiilde ortak olan kimse hakkında da aynı cezâ hükmolunur.” 441. maddede: “Karısı ile birlikte ikâmet etmekte olduğu evde yâhut herkesçe bilinecek sûrette başka yerde karı koca gibi geçinmek için başkası ile evli olmayan bir kadını tutmakta olan koca hakkında altı aydan üç seneye kadar hapis cezâsı hükmolunur. Erkeğin evli olduğunu bilerek bu fiilde şerik (ortak) olan kadın hakkında da aynı cezâ verilir” hükmü vardır. Cezâ Kânunu’nun 416’ncı maddesinin son fıkrası hükmüne göre; “Reşit olmayan bir kimse ile rızâsı ile cinsî münâsebette bulunanlar fiil daha ağır cezâyı gerektirmediği taktirde, altı aydan üç seneye kadar hapis cezâsı ile cezâlandırılır.”

İslâm hukûkunda zinâ: Zinâ bütün dinlerde yasak edilmiş olup, çirkin bir fiildir. İnsanlara zarar verir. Cemiyetin ahlâkî ve âile düzenini yıkar. Hayâ, utanma ve iffet duyguları zedelenir. Akrabâlar ve arkadaşlar arasında işlenen zinâ fiili, dostlukların yıkılmasına, sevgi bağlarının kopmasına sebep olur. Nesebin, soyun bozulması, zinânın yayılması ile olur. Zinânın haram ve suç olduğunu Allahü teâlâ, Kur’ân-ı kerîmde çeşitli âyetlerinde beyan etmektedir. İsrâ sûresinde; “Zinâya yaklaşmayın, çünkü o, şüphesiz bir hayâsızlıktır, kötü bir yoldur.” buyurdu. Nûr sûresinde; “Zinâ eden kadın ve erkekten herbirine yüz sopa vurunuz” buyuruyor. Yine aynı sûrede; “Mümin erkeklere söyle! Yabancı kadınlara bakmasınlar ve zinâ etmesinler! Ve mümin kadınlara söyle! Onlar da yabancı erkeklere bakmasınlar ve zinâ etmesinler!” buyrulmaktadır. Peygamberimiz sallallahü aleyhi ve sellem buyurdu ki: “Zinânın dünyâda üç fenâlığı vardır: Biri, güzelliği ve parlaklığı giderir. İkincisi, fakirliğe sebep olur. Üçüncüsü, ömrün kısalmasına sebep olur. Âhiretteki üç zararına gelince, Allahü teâlânın gazâbına sebep olur. İkincisi suâlin, hesâbın fenâ geçmesine sebep olur. Üçüncüsü, Cehennem ateşinde azap çekmeye sebep olur.”

Resûlullah zamânında ve daha sonra İslâm Hukuku’nun tatbik edildiği ülkelerde, evlinin zinâ etmesi hâlinde verilen had cezâsı recm şeklinde olmuştur. Recm, evli olan Müslüman erkek ve kadının (boşanmış dul olsalar bile) bir meydanda ölünceye kadar taşlanmasıdır. Recm gibi ağır bir cezâyı gerektiren zinâ suçunun ispatı, İslâm Cezâ Hukûku’nda ileri derecede sınırlandırılmıştır: Recm cezâsı için dört erkek şâhidin birlikte ve zinâ halinde gördük demeleri veya kadın ve erkeğin dört kerre îtiraf etmeleri gerekir. Recm, bu sebeple ender sayılacak olaylarda uygulanmıştır. Cezânın ağırlığı ölçüsünde suçun ispatı üzerinde hassâsiyet gösterilmesi, İslâm Cezâ Hukûku’nun üstün hoşgörüşünün ve ince ihtiyatının ulvî bir ifâdesidir.

Evli olmayan kimsenin had cezâsı ise yüz sopa vurmaktır.

İslâm Hukûku’nda zinâ fiiline cezâ verilmesi için gerekli kânûnî unsurlar şunlardır: 1) Fâilde cezâî ehliyet olmalıdır. Fâilin akıl hastası veya çocuk olmaması ve mümeyyiz (temyiz kudretine sâhip) olması gerekir. 2) Kasıt bulunmalıdır. Fiil bilerek ve isteyerek yapılmalıdır. Korkutma ile veya cebirle cimâ edenin fiiline zinâ suçu vasfı verilerek cezâlandırılamaz. Hatâ hâlinde de had cezâsı verilmez.
Yeni Rehber Ansiklopedi

Bu yazı toplam 161 defa okundu.
GoogleGoogle YahooYahoo FacebookFacebook DiggDigg Del.icio.usDel.icio.us
RedditReddit TwitterTwitter friendfeedfriendfeed myspacemyspace bloggerblogger
Yorumlayan:
mehmet selim polat
Tarih:14 Kasım 2011 Pazartesi Saat 22:12
Teşekkür Ederim
Doğru ve gerçekleri yazdığınız için çok sevindim..saptırmadınız.delil gösterdiniz..sağolun.
GÜNDEM
ALINTI YAZARLAR
“ ‘Vurun’ dedi, vurduk!” mantığı
YAVUZ BAHADIROĞLU
Mısır`ın fethi Osmanlı`ya dünya hakimiyetinin kapılarını açmıştı.
ERHAN AFYONCU
M.Kemâl Paşa Ne Yazık ki Hakikati Anlatmamıştır!...
AHMET ANAPALI
Devrim tarihinde bir gezinti
AYŞE HÜR
Cahili Kuşatmaya Karşı Cemaleddin Afgani’nin Örnekliği
HAMZA TÜRKMEN
Türkiye, nasıl içeriden teslim alındı?
YUSUF KAPLAN
Kimliksiz Şehir: İslahiye
MUSTAFA YILDIZ
Kahire de sizin Saraybosna da..
İBRAHİM KARAGÜL
Sadece tekkeler mi kapatıldı?
D.MEHMET DOĞAN
MÜMTAZ'ER TÜRKÖNE
Cumhuriyet’te para-meta oyunu
ŞAMİL TAYYAR
Üniversite sınavında ter döken çocuklarımız...
SİBEL ERASLAN
Çanakkale'de Almanlara karşı savaşıyor da olabilirdik
MUSTAFA ARMAĞAN
Gündemden Notlar
AHMET VAROL
Devrimden çıkarılacak dersler
A. DİLİPAK
Mısır uleması ve 90'lık kahramanı
MUSTAFA ÖZCAN
Mübarek sonrası
SERDAR DEMİREL
AHMET KALKAN
Liberal eleştiri ve öneri
ALİ BULAÇ
Kıbrıs
HAKAN ALBAYRAK