Tarihsuuru.com
Analiz
Gelişen dünya siyasetinde birçok ülke çeşitli mücadelelere girerek daha güçlü düzeye ulaşmak için ciddi manada gayret sarf
etmektedirler.Dünya ülkeleri içinde üst sıralara çıkmanın en önemli temel
ilkesi ise ülke ekonomisi'dir. Ülke ekonomisi ciddi şekilde gelişmiş ve
ekonomisini oturtturmuş ülkeler dünya siyasetinde etkili bir şekilde söz sahibi
olabilmektedirler. Son günlerde dünya basınında önemli bir yer tutan Türkiye ekonomisi bir hayli yol
katetmiştir.
Türkiye
ekonomisinin gelişmesi bir takım ülkeleri rahatsız ettiği görülüyor. Bu ülkelerden en çok rahatsız olanını hiç
şüphesiz Yunanistan’dır
Geçen sene Yunanistan Başbakanı Papandreu Hükümetimiz ile birlikte bir
basın açıklaması yaparak kendisinin ve ülkesinin sıkıntılarını ortaya
koymuştu.Ülkesinin sıkıntıları tek tek dile getirirken şu sözleri Başbakanımıza
aktarmıştı;
Türkiye
Cumhuriyeti hala Ege Adalarından bir hak talep edecek mi? cinsinden endişeli
sorular sormuştu. Bu sorular neden daha önce sorulmamıştı? Şimdi bu sorunun
sorulmasının mantığı ne idi?
Gelişen
Türk ekonomisi Dünya sıralamasında üst sıralara
yükselmesi Yunanistan'ı derin düşüncelerin içine sokmaktadır. Bu düşüncelerin altında yatan en
büyük neden geçmişte Anadolu'da , Balkanlarda ve Kıbrıs’ta yaptıkları
katliamları Türklerin unutmadığını birgün yaptıklarının cezasını çekeceklerine
inanmalarıdır. İşte Yunanistan Başbakanı Papandreu sık sık ülkemize gelerek samimi
şekilde poz vermesinin sebebi gelişen Türk ekonomisi ve siyaseti kendileri için
bir tehdit oluşturacağını gördüğü içindir.
Yaptıkları
katliamlarla Türkiye’yi güçsüz ve yardıma muhtaç bir devlet yapan Yunanistan, yıllar
sonra karşısında dünya siyasetinde söz sahibi güçlü bir devlet görmektedir. Endişelerin
ise daha önce dile getirilmemesinin sebebi ise Türkiye'nin iç ve dış siyasette
kimliğini kazanmış olamamasıdır. Bu kimlik daha önce elde edilse idi Yunan
hükümetleri ülkemize karşı sert tavırdan vazgeçerek Türkiye'den çekinen bir
ülke olacaktı. Anlaşılan
odur ki Yunanistan düştüğü ekonomik dar boğazdan kurtulana kadar Türkiye ile
iyi geçinmeye çalışacaktır. Bu durum ise
adaların kendisinde durmasının garantisi olacaktır.
Tarihin
Tozlu Sahifelerinden ;
W Allison Philips adlı bir İngiliz tarihçisinin kaleminden :
- "Yunanistan'da Türkler'in telef edilmesi, savaş zamanlarının olağan telâfatı değildi. Türklerin hepsi, kadınlar ve çocuklar da aralarında olarak, Yunan çetelerince alınıp götürülüyor ve öldürülüyordu. Tek istisna az sayıda kadınla çocuğun köleleştirilmesiydi."
"Üç gün boyunca zavallı (Türk) yerleşimciler bir vahşiler güruhunun şehvetine ve zulmüne teslim edildiler. Ne cinsiyet ne de yaş yönünden bir esirgeme yapıldı. Kadınlar ve çocuklar öldürülmeden önce işkenceden geçirildiler... Kıyım öylesine büyük ölçüdeydi ki (çete reislerinden) Kolokationes'in kendisi bile, kasabaya girdiğinde, Yukarı Hisar kapısından başlayarak "atımın ayağı hiç yere değmedi" demektedir. İlerlediği zafer kutlama töreni yolu, (Türk) cesetlerinden bir halı ile döşenmişti."
(The War of Greek İndependence, 1821 to 1833, New York, 1897, s.60
Tarihsuuru.com Analiz