Yıldız Parkı
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Yıldız Parkı
İstanbul’un târihî parklarından, Osmanlı Devleti zamânında saraya mensup hanımların mesire yeriydi.
13 Kasım 2011 Pazar Saat 14:28

YILDIZ PARKI
 Yerinin güzelliği bakımından fevkalâde olması, ağaçlarının gönüllere ferahlık veren hâli, Üçüncü Selim Hanın annesinin dikkatini çektiğinden buraya ilk köşkü yaptırdı. Daha sonraİkinci Mahmûd Han da başka bir köşk inşâ ettirdi. Sultan Abdülazîz Han zamânında köşkler çoğaltıldı. Çadır, Malta, Şale, Bâhçıvanbaşı, Tâlimhâne, Acem köşkleri buradaki köşklerin en önemlileriydi. Bugün bunlardan Çadır, Malta, Şale köşklerinden başka hepsi yıkılmıştır. Koru, usta bahçıvanların bakımı ile tabiîliği bozulmadan zenginleştirilip güzelleştirildiği için o zamanlar emsâlsiz yerlerden biriydi.

Sultan Abdülhamîd Han, Dolmabahçe Sarayında oturmayıp Yıldız’a yerleşti. Kısa zamanda küçük köşkler, Hamidiye Câmii, ayrıca çini, marangozhâne, tâmirhâne, bıçkıhâne, dökümhâne, kilithâne ayar atölyeleri yaptırdı. Burada saray, köşk, atölyelerden başka 14.000’den fazla askerin barınacağı kışla vardı.

Bu parktaki Tâlimhâne köşkü, Alman İmparatoru İkinci Wilhelm İstanbul’a geldiği zaman resmî geçidi rahat seyredebilmesi için pâdişâh tarafından üç günde yaptırıldı. Sultan Abdülhamîd Han bâzı akşamlar buraya gelir askerlerin tâlimlerini tâkip eder, yemek yiyişlerini seyreder, karavanalarını tadardı.

Eskiden Yıldız Parkında çini fabrikası ile Şale Köşkü arasında hayvanat bahçesi vardı. Burada çoğu hükümdarlar tarafından hediye gönderilen çeşit çeşit hayvanlar bulunuyordu. Hayvanat bahçesinden günümüze kalan tek hatıra yıkık dökük bir iki kafestir.

Bugün Yıldız Parkı eski hâtıraların yattığı, târihi sarayların bir kısmının bulunduğu, herkese açık İstanbul’un en büyük mesire yeridir.
Yeni Rehber

Bu yazı toplam 165 defa okundu.
GoogleGoogle YahooYahoo FacebookFacebook DiggDigg Del.icio.usDel.icio.us
RedditReddit TwitterTwitter friendfeedfriendfeed myspacemyspace bloggerblogger
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş..
GÜNDEM
ALINTI YAZARLAR
“ ‘Vurun’ dedi, vurduk!” mantığı
YAVUZ BAHADIROĞLU
Mısır`ın fethi Osmanlı`ya dünya hakimiyetinin kapılarını açmıştı.
ERHAN AFYONCU
M.Kemâl Paşa Ne Yazık ki Hakikati Anlatmamıştır!...
AHMET ANAPALI
Devrim tarihinde bir gezinti
AYŞE HÜR
Cahili Kuşatmaya Karşı Cemaleddin Afgani’nin Örnekliği
HAMZA TÜRKMEN
Türkiye, nasıl içeriden teslim alındı?
YUSUF KAPLAN
Kimliksiz Şehir: İslahiye
MUSTAFA YILDIZ
Kahire de sizin Saraybosna da..
İBRAHİM KARAGÜL
Sadece tekkeler mi kapatıldı?
D.MEHMET DOĞAN
MÜMTAZ'ER TÜRKÖNE
Cumhuriyet’te para-meta oyunu
ŞAMİL TAYYAR
Üniversite sınavında ter döken çocuklarımız...
SİBEL ERASLAN
Çanakkale'de Almanlara karşı savaşıyor da olabilirdik
MUSTAFA ARMAĞAN
Gündemden Notlar
AHMET VAROL
Devrimden çıkarılacak dersler
A. DİLİPAK
Mısır uleması ve 90'lık kahramanı
MUSTAFA ÖZCAN
Mübarek sonrası
SERDAR DEMİREL
AHMET KALKAN
Liberal eleştiri ve öneri
ALİ BULAÇ
Kıbrıs
HAKAN ALBAYRAK