Vassaf
Vassaf
Meşhur İranlı edîb ve târihçi. İsmi, Abdullah bin Fadlullah eş-Şîrâzî’dir.
12 Kasım 2011 Cumartesi Saat 16:47

VASSÂF Vassâf-ül-Hadra lakabıyla meşhur oldu. 1264 (H. 663) senesinde Salgurlu Atabeglerinin merkezi Şiraz’da doğdu, 1334 (H.735) senesinde orada vefât etti.

Vassâf, tahsilini Salgurlu Atabeglerin himâyesinde Şirâz’da tamamladı. Moğol emîri Takaçar’ın nâibi Sadrüddîn Ahmed’e bağlanarak Moğoların hizmetinde bulundu. Dîvân’da tahsildârlık vazifesi gördü. Sa’düddîn Savecî’nin teşvik ve himâyesini gördü. Meşhur vezir ve târihçi Reşîdüddîn Fadlullah, onun edebiyat ve târih sahasındaki kâbiliyetini takdir ederek himâyesine aldı. Vassaf, böylece büyük bir edîb ve târihçi olarak yetişti.

Vassâf, Tecziyet-ül Emsâr Tezciyet-ül A’sâr adlı beş ciltlik eserini 1297 (H. 697) senesinde otuz dört yaşında yazmaya başladı. Eserinin ilk üç cildini 1303 (H. 702) senesinde Fırat kenarındaki menzillerden biri olan Âne’de, Şam’a gitmekte olan İlhanlı hükümdârı Gazân Hana takdim etti. Eserinin ikinci kısmını ise, 1312 (H. 712) senesinde Sultaniye’de İlhanlı hükümdârı Olcaytu’ya takdim etti ve sultânı öven bir kasîde okudu. Olcaytu’nun iltifâtına kavuştu. Sultan tarafından kendisine Vassâf-ül-Hadra (Saray meddâhı) lakabı verildi.

Vassâf’ın sonraları bâzı ilâvelerle genişlettiği eseri Târih-i Vassâf adıyla meşhur oldu.

Târih-i Vassâf; Moğol Hanı Mengü’nün ölümüyle başlamakta, Kubilay, Temür Olcaytu’nun cülûsları ve İlhanlı târihi anlatılmaktadır. İran ve komşuları, Kirman, Şabankâre ve Fars denizindeki adalarda bulunan devletler, Mısır, Şam ve Hindistan’daki hâdiselerden bahsedilmektedir. Eserin ikinci cildinde; İran’daki Salgurlu Atabekleri ve bunların Moğollarla münâsebetleri, üçüncü ciltte, Kirman, Dehli sultânları, dördüncü ciltte Moğolların ortaya çıkışları, Türkistan ve Mâverâünnehr’de oynadıkları rol ele alınmakta, son ciltte ise İlhanlı hükümdârı Ebû Saîd devri ortasına kadar olan vak’alar anlatılmaktadır.

Vassâf Târihi, târihçilerin çok mürâcaat ettikleri kaynakların başında yer aldı. Vassaf’ın, hâdiseleri bizzat yaşaması, devlet erkânının ağzından işitmesi, sarayda vazifeli bir memur olarak devlet arşivine girebilmesi, eserinin sıhhatli ve îtimâd edilir olmasına sebep olmuştur.

Vassâf, siyâsî kanâatlerinde hâmisi Reşîdüddîn Fadlullah gibi Moğolları medhetmiş olmasına rağmen, yer yer onların merhametsiz, adâletsiz davranışlarına da temâs etmiştir.

Hoca Sâdeddîn Efendi, Selimnâme’sinde Osmanlı pâdişâhlarından Yavuz Sultan Selim Hanın târih ilmine büyük önem vermesi sebebiyle Târih-i Vassâf’ı okuduğunu bildirmekte, Mısır Seferinde kaybolan bir sandık arasında Târih-i Vassâf’ın da bulunmasına üzüldüğünü, Mısır’ın fethinden sonra ise eserin yeni bir nüshasının yazılması için ferman verdiğini zikr etmektedir.

Fârisî olan eserin iyi anlaşılması için birçok şerh (açıklama) Zeyl (ek) ve lügatler yazıldı. Bunlardan bâzıları şunlardır:

1) Bağdatlı Nazmîzâde Murtazâ Efendi şerhleri, Lügat-ı Müşkilât-ı Vassâf, Şerh-i Târih-i Vassâf, Tercüme-i Târih-i Vassâf, Zeyl-i Nazmîzâde, 2) Ebû Bekr bin Rüstem Şerh-i Târih-i Vassâf, 3) Molla Nâili Ahmed Efendinin Şerh-i Lügât-ı Târih-i Vassâf, 4) İbrâhim Hanîf’in Muhtasar-ı Şerh-i Lügat-i Vassâf, 5) Ahmed Vâsıf Efendinin Müşkilât-ı Lügat-i Vassâf, 6) Mehmed Ârif’in Şerh-i Târih-i Vassâf.

Târih-i Vassâf, önce Bombay, daha sonra Tebriz’de tab’olundu. Birinci cildi de Hammer tarafından Almanca’ya tercüme edildi.
Yeni Rehber

Bu yazı toplam 146 defa okundu.
GoogleGoogle YahooYahoo FacebookFacebook DiggDigg Del.icio.usDel.icio.us
RedditReddit TwitterTwitter friendfeedfriendfeed myspacemyspace bloggerblogger
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş..
GÜNDEM
ALINTI YAZARLAR
“ ‘Vurun’ dedi, vurduk!” mantığı
YAVUZ BAHADIROĞLU
Mısır`ın fethi Osmanlı`ya dünya hakimiyetinin kapılarını açmıştı.
ERHAN AFYONCU
M.Kemâl Paşa Ne Yazık ki Hakikati Anlatmamıştır!...
AHMET ANAPALI
Devrim tarihinde bir gezinti
AYŞE HÜR
Cahili Kuşatmaya Karşı Cemaleddin Afgani’nin Örnekliği
HAMZA TÜRKMEN
Türkiye, nasıl içeriden teslim alındı?
YUSUF KAPLAN
Kimliksiz Şehir: İslahiye
MUSTAFA YILDIZ
Kahire de sizin Saraybosna da..
İBRAHİM KARAGÜL
Sadece tekkeler mi kapatıldı?
D.MEHMET DOĞAN
MÜMTAZ'ER TÜRKÖNE
Cumhuriyet’te para-meta oyunu
ŞAMİL TAYYAR
Üniversite sınavında ter döken çocuklarımız...
SİBEL ERASLAN
Çanakkale'de Almanlara karşı savaşıyor da olabilirdik
MUSTAFA ARMAĞAN
Gündemden Notlar
AHMET VAROL
Devrimden çıkarılacak dersler
A. DİLİPAK
Mısır uleması ve 90'lık kahramanı
MUSTAFA ÖZCAN
Mübarek sonrası
SERDAR DEMİREL
AHMET KALKAN
Liberal eleştiri ve öneri
ALİ BULAÇ
Kıbrıs
HAKAN ALBAYRAK