Vankuli Mehmet Efendi
Vankuli Mehmet Efendi
Osmanlılar zamânında yetişen fıkıh ve lügât âlimi.
12 Kasım 2011 Cumartesi Saat 16:13
VANKULÎ MEHMED EFENDİ
 Aslen Vanlı olduğu için Vâni veya Vankulî nisbeleriyle meşhur olmuştur. Doğum târihi kesin olarak bilinmemektedir. 1591 (H. 1000) senesinde Medîne’de vefât etti.

Zamânının âlimlerinden ilim öğrenip, tahsilini tamamladıktan sonra çeşitli medreselerde müderrislik yaptı. 1562 senesinde İstanbul’da Mahmûd Paşa, daha sonra Atik Ali Paşa Medresesine müderris olarak tâyin edildi. 1568 senesinde Rodos’ta müftü ve Kânûnî Sultan Süleyman Han Medresesi Müderrisliğine tâyin edildi. 1573 senesinde Sahn-ı Semân (Fâtih) medreselerinden birine müderris oldu. Manisa müftülüğü ve Selânik kâdılığı yaptı. Tâyin edildiği Amasya kâdılığını kabul etmeyince Kütahya kâdılığına tâyin edildi. 1582 senesinde emekli oldu. Yedi sene müddetle aralıksız ilim ve ibâdetle meşgul oldu. Faydalı eserler yazdı. 1590 senesinde Medîne-i münevvere kâdılığına gönderildi. Peygamber efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem kabrini ziyâret etmekle ve hizmet etmekle şereflendi. 1591 (H.1000) senesinde Medîne-i münevverede vefât etti.

Arapçada üstâd olan Vankulî Mehmed Efendi İslâm dîninin emirlerine uymakta ve yasaklarından kaçınmakta çok gayretliydi. Müslümanlara nasîhat edip doğru yoldan ayrılmamaları için çalışmayı, kâfirleri İslâmiyete dâvet için çalışmaktan daha mühim görürdü.

Eserleri:

1. Vankulî Lügati: Sıhah-ı Cevherî adlı meşhur Arapça lügatın Türkçeye tercümesidir. Eserin aslında bulunmayan ve Kâmûs-ı Muhit’te bulunmayan pek faydalı bilgileri de esere ilâve etti. İbrâhim Müteferrika tarafından kurulan matbaada ilk olarak basılan eser Vankulî Lügatı’dır.

2. Tercih-i Beyyinât: Fıkıh ilminde tercih ehli olarak bilinen âlimlerin tecrih ettikleri müftâbih (fetvâ verilen) kavillerin hangi kitaplarda bulunduğuna ve kolayca nasıl istifâde edilebileceğine dâir bir eserdir. Bu kitap bir nevi anahtar kitaptır.

3. Seyyid Şerif Cürcânî’nin, Sirâcüddîn Muhammed Secâvendî’nin Ferâiz-üs-Secâvendî adlı eserine yaptığı şerh üzerine yazdığı hâşiye.

4. Şerh-i Miftâh-ün-Neaat.

5. İmâm-ı Gazâlî’nin Farsça olan Kimyâ-yı Seâdet adlı eserinin Türkçeye tercümesi.

6. Nakd-üd-Dürer: Molla Hüsrev’in Osmanlı medreselerinde ders kitabı olarak okutulan Dürer-ül-Hükkâm adlı eserine yazdığı hâşiye.
Yeni Rehber
Bu yazı toplam 153 defa okundu.
GoogleGoogle YahooYahoo FacebookFacebook DiggDigg Del.icio.usDel.icio.us
RedditReddit TwitterTwitter friendfeedfriendfeed myspacemyspace bloggerblogger
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş..
GÜNDEM
ALINTI YAZARLAR
“ ‘Vurun’ dedi, vurduk!” mantığı
YAVUZ BAHADIROĞLU
Mısır`ın fethi Osmanlı`ya dünya hakimiyetinin kapılarını açmıştı.
ERHAN AFYONCU
M.Kemâl Paşa Ne Yazık ki Hakikati Anlatmamıştır!...
AHMET ANAPALI
Devrim tarihinde bir gezinti
AYŞE HÜR
Cahili Kuşatmaya Karşı Cemaleddin Afgani’nin Örnekliği
HAMZA TÜRKMEN
Türkiye, nasıl içeriden teslim alındı?
YUSUF KAPLAN
Kimliksiz Şehir: İslahiye
MUSTAFA YILDIZ
Kahire de sizin Saraybosna da..
İBRAHİM KARAGÜL
Sadece tekkeler mi kapatıldı?
D.MEHMET DOĞAN
MÜMTAZ'ER TÜRKÖNE
Cumhuriyet’te para-meta oyunu
ŞAMİL TAYYAR
Üniversite sınavında ter döken çocuklarımız...
SİBEL ERASLAN
Çanakkale'de Almanlara karşı savaşıyor da olabilirdik
MUSTAFA ARMAĞAN
Gündemden Notlar
AHMET VAROL
Devrimden çıkarılacak dersler
A. DİLİPAK
Mısır uleması ve 90'lık kahramanı
MUSTAFA ÖZCAN
Mübarek sonrası
SERDAR DEMİREL
AHMET KALKAN
Liberal eleştiri ve öneri
ALİ BULAÇ
Kıbrıs
HAKAN ALBAYRAK