Vahşi
Vahşi
Mekke’nin fethinden sonra Müslüman olan eshâbdan.
12 Kasım 2011 Cumartesi Saat 15:49
VAHŞÎ

 Adı, Vahşî bin Harb Habeşî’dir. Hazret-i Hamza’nın Bedir Gazâsında öldürdüğü Tu’ayme’nin kardeşinin oğlu olan Cübeyr bin Mut’im’in kölesiydi. Habeşli olduğu için, el ile ok (harbe) atmada ustaydı. Uhud Gazâsında, Cübeyr buna; “Hamza’yı öldürürsen âzâd ol!” demişti. Hind de, babasının ve amcasının intikâmı için, Vahşî’ye mükâfat vâd etmişti. Uhud Savaşında Vahşî, taş arkasına saklanıp hazret-i Hamza’ya ok atarak ağır yaraladı ve kılıcıyla şehit etti. (Bkz. Hamza bin Abdülmuttalib)

Uhud Savaşında Peygamberimiz sallallahü aleyhi ve sellem birkaç kâfire bedduâ etmişti. Vahşî’ye niçin lânet etmiyorsun dediklerinde; “Mîrâc gecesi, Hamza ile Vahşî’yi kolkola, birlikte Cennet’e girerlerken görmüştüm.” buyurdu.

Hicretin sekizinci yılında Mekke feth edildiği gün, Resûlullah, Kureyş’in hepsini affetti. Yalnız on kişinin adını söyleyip, bunları gören öldürsün buyurdu. Hind ile Vahşî bunlar arasındaydı. Hind, Müslüman oldu. Vahşî Mekke’den kaçtı. Bir zaman uzak yerlerde kaldı. Sonra pişman olup, Medîne’de mescide gelip selâm verdi. Resûlullah selâmını aldı. “Yâ Resûlallah, bir kimse Allah’a ve Resûlüne düşmanlık yapsa, en kötü, en çirkin günâh işlese, sonra pişman olup, temiz îmân etse Resûlullah’ı canından çok sevici olarak, huzûruna gelse, bunun cezâsı nedir?” dedi. Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem; “Îmân eden, pişman olan affolur. Bizim kardeşimiz olur.” buyurdu. “Yâ Resûlallah, ben îmân ettim. Pişman oldum. Allahü teâlâyı ve O’nun Resûlünü her şeyden çok seviyorum. Ben Vahşî’yim.” dedi. Îmân edip, affa kavuştu ve Eshâb-ı kirâm olmakla şereflendi. Fakat Yemâme tarafına gitmesi emrolundu. Peygamberimize (sallallahü aleyhi ve sellem) karşı çok mahçup olup, başını eğip hep öyle yaşadı. Bir daha Medîne’ye gelmedi.

Hicretin on birinci senesinde hazret-i Ebû Bekr’in halîfeliği sırasında Yemâme’de mürtedler (dinden dönenler) ile çok şiddetli harp oldu. Müseyleme ordusundan 20.000 kişi öldü. Hâlid ibni Velîd askerlerinden 2000 kişi şehit oldu. Önce Müslümanlar bozuldu. Sonra hazret-i Vahşî kahramanca saldırıp, hazret-i Hamza’yı şehit etmiş olduğu kılınçla yalancı peygamberlik iddiâsında bulunan Müseylemet-ül Kezzâb’ı öldürdü. Bunu gören Müslümanlar hücum ederek zafer elde ettiler. Peygamberimizin sallallahü aleyhi ve sellem Vahşî’yi Yemâme tarafına göndermesinin büyük mûcize olduğu böylece meydana çıktı. (Bkz. Müseylemet-ül Kezzâb)

Vahşî radıyallahü anh, Yermük Gazâsında da bulunup, Rumlara karşı çok kahramanlıkları görüldü. Humus’ta yerleşti. Hazret-i Osman zamânında orada vefât etti.
Yeni Rehber
Bu yazı toplam 174 defa okundu.
GoogleGoogle YahooYahoo FacebookFacebook DiggDigg Del.icio.usDel.icio.us
RedditReddit TwitterTwitter friendfeedfriendfeed myspacemyspace bloggerblogger
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş..
GÜNDEM
ALINTI YAZARLAR
“ ‘Vurun’ dedi, vurduk!” mantığı
YAVUZ BAHADIROĞLU
Mısır`ın fethi Osmanlı`ya dünya hakimiyetinin kapılarını açmıştı.
ERHAN AFYONCU
M.Kemâl Paşa Ne Yazık ki Hakikati Anlatmamıştır!...
AHMET ANAPALI
Devrim tarihinde bir gezinti
AYŞE HÜR
Cahili Kuşatmaya Karşı Cemaleddin Afgani’nin Örnekliği
HAMZA TÜRKMEN
Türkiye, nasıl içeriden teslim alındı?
YUSUF KAPLAN
Kimliksiz Şehir: İslahiye
MUSTAFA YILDIZ
Kahire de sizin Saraybosna da..
İBRAHİM KARAGÜL
Sadece tekkeler mi kapatıldı?
D.MEHMET DOĞAN
MÜMTAZ'ER TÜRKÖNE
Cumhuriyet’te para-meta oyunu
ŞAMİL TAYYAR
Üniversite sınavında ter döken çocuklarımız...
SİBEL ERASLAN
Çanakkale'de Almanlara karşı savaşıyor da olabilirdik
MUSTAFA ARMAĞAN
Gündemden Notlar
AHMET VAROL
Devrimden çıkarılacak dersler
A. DİLİPAK
Mısır uleması ve 90'lık kahramanı
MUSTAFA ÖZCAN
Mübarek sonrası
SERDAR DEMİREL
AHMET KALKAN
Liberal eleştiri ve öneri
ALİ BULAÇ
Kıbrıs
HAKAN ALBAYRAK