Bakışım düzlemine
dik bir eksen etrafında dönen, bir aracın hareket etmesinde ya da bir makine
parçasının çalışmasında kullanılan dairesel sert parçadır.
Tekerlek,
Babilliler tarafından ya da bazı kaynaklara göre M.Ö. 3300‘de
Çinliler tarafından bulunmuştur.Bazı kaynaklara göre ise İlk Tekerleğin Tarihçesi Tekerlek
hakkında ilk bilgi, milattan 3500 yıl önce Sümerlerin
kullandığı iki tekerlekli araba olarak belirlenmiştir. Diğer bütün keşifler gibi
tekerleğin keşfinde de daha önceden bilinen düzenlerin rolü olmuştur.
2000 yıl süreyle büyük ağırlıkların taşınması için yuvarlak
cisimler kullanılmış, yükler hayvanlar tarafından sürüklenen ağaç gövdeleri ve
kızaklar üzerinde nakledilmiştir. Bu tip kızaklar altındaki gövdelerin
kılavuzlarla gönderilmesi taşımayı büyük ölçüde geliştirmiş daha sonra
kılavuzların karşılaştığı güçlükleri kaldırmak için gövdenin ortası
inceltilmiştir. Böylece gövdenin iki tarafında ilk tekerlekler elde edilmiştir.
Nihayet sabit dingillere takılıp serbestçe dönebilen tekerlek tipine
ulaşılmıştır. Arkeolojik bilgilere göre tekerleğin menşeinin Yakın Doğu olduğu
anlaşılmaktadır. Tekerlekli araçlar Sümerlerde M.Ö. 3500,
Asurlularda M.Ö. 3000, İndüs Vadisinde M.Ö.
2500, Orta ve Kuzey Avrupa’da M.Ö. 1000 ve
İngiltere’de M.Ö. 500 yıllarında
bilinmekteydi. Bu sıra, tekerleğin tek bir menşe’den yavaş yavaş Eski Dünya’ya
yayıldığını göstermektedir.
İlk tekerlekli araçların birçok mahzurlu yanları
olduğundan sınırlı kullanma alanları vardı. Dört tekerlekli araba da hemen iki
tekerlekli kadar eskidir. Bunlara hareketli bir ön dingil takılana kadar bütün
gövde kaldırılmak suretiyle yönlendiriliyorlardı. Ayrıca kullanılan öküz veya
eşeklerle hız çok azdı. Ancak M.Ö. 2000 yıllarından sonra daha
süratli olan atın, Asya steplerinden Mezopotamya’ya gelmesinden sonra iki
tekerlekli araba bir savaş aracı olarak kullanılmaya başlandı.
Tekerleğin bir
makinaya ilk uygulaması değirmen taşının akan bir suya karşı konulmuş su
dolabıyla döndürülmesidir. Bu düzen Yakın Doğudan M.Ö. 1.
yüzyılda yayılmış çok geçmeden basit dişliler ilave edilerek ilk un
değirmenleri yapılmıştır. Bundan sonra tekerleğin kullanıldığı yerler gittikçe
genişlemiş, su dolabıyla işleyen mekanik çekiçler, maden öğütme değirmenleri ve
dirsekli millerle körükler ve yel değirmenleri geliştirilmiştir.,
SABİT TEKERLEK, SERBEST
TEKERLEK
Dönme eksenleri hareketsiz olan sabit ve serbest
tekerlekler, yalnızca kendi çevrelerinde dönerler. Tekerlekler ya içlerinden
geçen bir eksenin etrafında ya da eksen yatakları, mil yuvaları veya yastıklar
üstünde duran bu eksen ile birlikte dönerler. Bunlar sabit makinelerin
birçoğunun donatılmasında kullanılan tekerleklerdir. Çarklar, makaralar,
kaldırıcı tekerlekler, eğri dişli çarklar ve su çarkları bu tür tekerleklere
girer. Serbest tekerlek, Fransız
mühendisi Hocquart tarafından icat edildi. Bir dişli mandalı sistemi
sayesinde, sağlam bir dayanma gücüne bağlı olan bir tekerlek, bir hareket
gücünün etkisi altında, yalnızca, açısal hızı iki gücün şiddetinin işlevi olan
belli bir değerin altındaysa çalışabilir. Özellikle bisikletlerde kullanılan bu
sistem, bisikleti kullanana pedala basmamayı ve kazanılmış kinetik enerjiyi
kullanmayı sağlar.
TAŞIT
TEKERLEKLERİ
Bir taşıt tekerleğinde, dingil başlığının, yani
dingilin ucunun geçirilmesi için bir deliğin açıldığı orta bölüm ya da poyra ve
çember ya da jant vardır. Bu iki bölüm hem parmaklarla (tekerlek parmağı ya da
kolu), hem de dolu bir bölümle birbirlerine bağlıdır. Tahta tekerleklerde,
poyra, tabanlarıyla birleşen kesik konilerden, jant da ilki üstüne civatayla
tutturulmuş ya da çivilenmiş ikinci bir demir çemberi kaplayan bir çember
oluşturacak biçimde bir araya getirilmiş birçok tahta kıvrıntıdan oluşur.
Tekerlek parmakları, poyrayla olduğu gibi jantla da zıvana dilleri ve yuvalar
aracılığıyla bir araya getirilmiş tahta parçalardır; bu tekerlek parmakları,
poyra üstünde biraz eğik olarak yer alır. Kutular, poyranın ortasındaki deliğin
içine sokulan bakır ya da demirden silindirlerdir; dingil, ya bir kama çivi ya
da yuvarlanma hareketinin karşı yönünde vidalanmış bir civata somunuyla kutulara
tutturulmuştur. Demiryolu araçlarının tekerlekleri,poyralarında serbestçe dönmek
yerine, sürekli sabittirler ve dingil üstünde dönerler. Bu tekerlekler dökme
demir ya da çeliktendirler; çelikten bir bandajla çevrilmişlerdir, ama hem
lastikleri yapmak için jantlarda, hem de iç kesimde, bazen kauçuk kullanılır;
sıkıştırılmış kauçuk böylece esneklik verir. Hafif koni biçiminde olan jantın iç
çeperinde tekerleğin raydan çıkmasına engel olan ve ‘”tekerlek çenesi” olarak
adlandırılan şişkin bir bölüm vardır.Dingil başlıkları yağ kutularında
döner.
Bisiklet tekerleklerinde kullanılan yapı biçimi, gergin çelik tellerle
jantın poyrayla birleştirilmesinden oluşur; önceden sözü edilen
tekerleklerdekinin tersine, burda tekerlek parmakları, bir taşıtı çekmede, iç
kısmın tekerlek parmakları hiçbir çekme gücünü desteklemezken, dış bölümdeki
tekerlek parmaklarıyla janta bağlı olan poyrayı çalıştırırlar. Eski arabaların
tekerlekleri tahtadandı; günümüzdeki araba tekerlekleri, bazen madeni parmaklı
olmakla birlikte, genellikle, ağırlık kazanmak için gözenekli ve daha fazla
direnç göstermesi için de hafif koni
biçimindedirler.