Tekerleğin tarihi
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Tekerleğin tarihi
Bakışım düzlemine dik bir eksen etrafında dönen, bir aracın hareket etmesinde ya da bir makine parçasının çalışmasında kullanılan dairesel sert parçadır. Tekerlek, Babilliler tarafından ya da bazı kay
12 Ocak 2011 Çarşamba Saat 02:46

Bakışım düzlemine dik bir eksen etrafında dönen, bir aracın hareket etmesinde ya da bir makine parçasının çalışmasında kullanılan dairesel sert parçadır.
Tekerlek, Babilliler tarafından ya da bazı kaynaklara göre M.Ö. 3300‘de Çinliler tarafından bulunmuştur.Bazı kaynaklara göre ise İlk Tekerleğin Tarihçesi Tekerlek hakkında ilk bilgi, milattan 3500 yıl önce Sümerlerin kullandığı iki tekerlekli araba olarak belirlenmiştir. Diğer bütün keşifler gibi tekerleğin keşfinde de daha önceden bilinen düzenlerin rolü olmuştur. 2000 yıl süreyle büyük ağırlıkların taşınması için yuvarlak cisimler kullanılmış, yükler hayvanlar tarafından sürüklenen ağaç gövdeleri ve kızaklar üzerinde nakledilmiştir. Bu tip kızaklar altındaki gövdelerin kılavuzlarla gönderilmesi taşımayı büyük ölçüde geliştirmiş daha sonra kılavuzların karşılaştığı güçlükleri kaldırmak için gövdenin ortası inceltilmiştir. Böylece gövdenin iki tarafında ilk tekerlekler elde edilmiştir. Nihayet sabit dingillere takılıp serbestçe dönebilen tekerlek tipine ulaşılmıştır. Arkeolojik bilgilere göre tekerleğin menşeinin Yakın Doğu olduğu anlaşılmaktadır. Tekerlekli araçlar Sümerlerde M.Ö. 3500, Asurlularda M.Ö. 3000, İndüs Vadisinde M.Ö. 2500, Orta ve Kuzey Avrupa’da M.Ö. 1000 ve İngiltere’de M.Ö. 500 yıllarında bilinmekteydi. Bu sıra, tekerleğin tek bir menşe’den yavaş yavaş Eski Dünya’ya yayıldığını göstermektedir.
İlk tekerlekli araçların birçok mahzurlu yanları olduğundan sınırlı kullanma alanları vardı. Dört tekerlekli araba da hemen iki tekerlekli kadar eskidir. Bunlara hareketli bir ön dingil takılana kadar bütün gövde kaldırılmak suretiyle yönlendiriliyorlardı. Ayrıca kullanılan öküz veya eşeklerle hız çok azdı. Ancak M.Ö. 2000 yıllarından sonra daha süratli olan atın, Asya steplerinden Mezopotamya’ya gelmesinden sonra iki tekerlekli araba bir savaş aracı olarak kullanılmaya başlandı.
Tekerleğin bir makinaya ilk uygulaması değirmen taşının akan bir suya karşı konulmuş su dolabıyla döndürülmesidir. Bu düzen Yakın Doğudan M.Ö. 1. yüzyılda yayılmış çok geçmeden basit dişliler ilave edilerek ilk un değirmenleri yapılmıştır. Bundan sonra tekerleğin kullanıldığı yerler gittikçe genişlemiş, su dolabıyla işleyen mekanik çekiçler, maden öğütme değirmenleri ve dirsekli millerle körükler ve yel değirmenleri geliştirilmiştir.,

SABİT TEKERLEK, SERBEST TEKERLEK
Dönme eksenleri hareketsiz olan sabit ve serbest tekerlekler, yalnızca kendi çevrelerinde dönerler. Tekerlekler ya içlerinden geçen bir eksenin etrafında ya da eksen yatakları, mil yuvaları veya yastıklar üstünde duran bu eksen ile birlikte dönerler. Bunlar sabit makinelerin birçoğunun donatılmasında kullanılan tekerleklerdir. Çarklar, makaralar, kaldırıcı tekerlekler, eğri dişli çarklar ve su çarkları bu tür tekerleklere girer. Serbest tekerlek, Fransız mühendisi Hocquart tarafından icat edildi. Bir dişli mandalı sistemi sayesinde, sağlam bir dayanma gücüne bağlı olan bir tekerlek, bir hareket gücünün etkisi altında, yalnızca, açısal hızı iki gücün şiddetinin işlevi olan belli bir değerin altındaysa çalışabilir. Özellikle bisikletlerde kullanılan bu sistem, bisikleti kullanana pedala basmamayı ve kazanılmış kinetik enerjiyi kullanmayı sağlar.
TAŞIT TEKERLEKLERİ
Bir taşıt tekerleğinde, dingil başlığının, yani dingilin ucunun geçirilmesi için bir deliğin açıldığı orta bölüm ya da poyra ve çember ya da jant vardır. Bu iki bölüm hem parmaklarla (tekerlek parmağı ya da kolu), hem de dolu bir bölümle birbirlerine bağlıdır. Tahta tekerleklerde, poyra, tabanlarıyla birleşen kesik konilerden, jant da ilki üstüne civatayla tutturulmuş ya da çivilenmiş ikinci bir demir çemberi kaplayan bir çember oluşturacak biçimde bir araya getirilmiş birçok tahta kıvrıntıdan oluşur. Tekerlek parmakları, poyrayla olduğu gibi jantla da zıvana dilleri ve yuvalar aracılığıyla bir araya getirilmiş tahta parçalardır; bu tekerlek parmakları, poyra üstünde biraz eğik olarak yer alır. Kutular, poyranın ortasındaki deliğin içine sokulan bakır ya da demirden silindirlerdir; dingil, ya bir kama çivi ya da yuvarlanma hareketinin karşı yönünde vidalanmış bir civata somunuyla kutulara tutturulmuştur. Demiryolu araçlarının tekerlekleri,poyralarında serbestçe dönmek yerine, sürekli sabittirler ve dingil üstünde dönerler. Bu tekerlekler dökme demir ya da çeliktendirler; çelikten bir bandajla çevrilmişlerdir, ama hem lastikleri yapmak için jantlarda, hem de iç kesimde, bazen kauçuk kullanılır; sıkıştırılmış kauçuk böylece esneklik verir. Hafif koni biçiminde olan jantın iç çeperinde tekerleğin raydan çıkmasına engel olan ve ‘”tekerlek çenesi” olarak adlandırılan şişkin bir bölüm vardır.Dingil başlıkları yağ kutularında döner.
Bisiklet tekerleklerinde kullanılan yapı biçimi, gergin çelik tellerle jantın poyrayla birleştirilmesinden oluşur; önceden sözü edilen tekerleklerdekinin tersine, burda tekerlek parmakları, bir taşıtı çekmede, iç kısmın tekerlek parmakları hiçbir çekme gücünü desteklemezken, dış bölümdeki tekerlek parmaklarıyla janta bağlı olan poyrayı çalıştırırlar. Eski arabaların tekerlekleri tahtadandı; günümüzdeki araba tekerlekleri, bazen madeni parmaklı olmakla birlikte, genellikle, ağırlık kazanmak için gözenekli ve daha fazla direnç göstermesi için de hafif koni biçimindedirler.

Etiketler: Tekerleğin tarihi
tarihsuuru.com
Bu yazı toplam 2409 defa okundu.
GoogleGoogle YahooYahoo FacebookFacebook DiggDigg Del.icio.usDel.icio.us
RedditReddit TwitterTwitter friendfeedfriendfeed myspacemyspace bloggerblogger
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş..
GÜNDEM
ALINTI YAZARLAR
“ ‘Vurun’ dedi, vurduk!” mantığı
YAVUZ BAHADIROĞLU
Mısır`ın fethi Osmanlı`ya dünya hakimiyetinin kapılarını açmıştı.
ERHAN AFYONCU
M.Kemâl Paşa Ne Yazık ki Hakikati Anlatmamıştır!...
AHMET ANAPALI
Devrim tarihinde bir gezinti
AYŞE HÜR
Cahili Kuşatmaya Karşı Cemaleddin Afgani’nin Örnekliği
HAMZA TÜRKMEN
Türkiye, nasıl içeriden teslim alındı?
YUSUF KAPLAN
Kimliksiz Şehir: İslahiye
MUSTAFA YILDIZ
Kahire de sizin Saraybosna da..
İBRAHİM KARAGÜL
Sadece tekkeler mi kapatıldı?
D.MEHMET DOĞAN
MÜMTAZ'ER TÜRKÖNE
Cumhuriyet’te para-meta oyunu
ŞAMİL TAYYAR
Üniversite sınavında ter döken çocuklarımız...
SİBEL ERASLAN
Çanakkale'de Almanlara karşı savaşıyor da olabilirdik
MUSTAFA ARMAĞAN
Gündemden Notlar
AHMET VAROL
Devrimden çıkarılacak dersler
A. DİLİPAK
Mısır uleması ve 90'lık kahramanı
MUSTAFA ÖZCAN
Mübarek sonrası
SERDAR DEMİREL
AHMET KALKAN
Liberal eleştiri ve öneri
ALİ BULAÇ
Kıbrıs
HAKAN ALBAYRAK