Tarihe Dair şaşirtan Bilgiler 1
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Tarihe Dair şaşirtan Bilgiler 1
TARiHE DAiR, ŞAŞIRTAN BiLGiLER I
24 Ocak 2011 Pazartesi Saat 23:13

Akif’i nasil bilirdiniz?

Küçük yaşta, hoca babasi ile Fatih camiine gidip orada babasi namaz kilarken camide çocukça bir coşkuyla koşturan Akif’e annesi “Hocazâdem” (Hoca oğlum, A.K.)  diye hitap ederdi ki, bir çocuk için ne güzel bir sifat, bir anne için ne edebî bir ifade.

Hocazâde ilk eğitimini babasindan almiş başarili bir çocuktur. Yaşi ilerledikçe çocuksu coşkusu arifâne ve edebî bir olgunluğa dönüşmüştür.

Eğitim safhasinin her kategorisinde dereceli başarisiyla göğüs kabartmaktadir. Ancak bu başaridan baba Tahir Efendi bihaberdir. Çünkü Akif genç yaşta iken babasini kaybetmiştir.

Başari Akif için sadece eğitimle sinirli değildir. O ayni zamanda iyi bir güreşçi, boğazi yüzerek geçecek kadar iyi bir yüzücü, genç yaşta iyi bir şair ve hatip, ahlâkini islam ile yoğurmuş iyi bir kul ve kendini ilmi ve ahlâki yetiştirmiş faydali bir âlimdir. Bu kadar özelliği bir bünyede buluşturan insandan ne beklenir?

Deha çapinda vatan, millet ve iman sevgisini hizmete dönüştürmek beklenir ki, Akif de hem memuriyet hayatinin her safhasinda, hem mebusluğunda, hem kanaat önderliğinde coşkusunu hizmetle bütünleştirmiş erdemli bir kuldur. 

şimdi sorumuzu yenileyelim:

Akif’i nasil bilirdiniz?

Nasil bilirsiniz değil de, bilirdiniz diyoruz. Çünkü insanin her an arzusu istikametinde öğreneceği şeyler vardir. Bu arzusunun neticesinde de bildiklerine olumlu ya da olumsuz katkilar ilave olunmaktadir.

Bir arkadaşiyla düzenli kitap okuma seanslarinin düzenin bozmamak için oturduğu semti değiştirdiğini bilmeseniz bile…

Yine bir arkadaşiyla (Hasan Efendi) üniversitede okuduğu yillarda “Kim önce ölürse kalan kişinin, diğerinin çocuklarina da bakmasi” için ahitleşmeleri ilkesi doğrultusunda, işsiz olduğu bir dönemde, kendi beş çocuğunun yani sira, ölen arkadaşi Hasan Efendi’nin üç çocuğunu da yanina alarak, onlara baba şefkati gösterdiğini bilmesiniz bile…

Bir dostuyla bir yerde buluşmak için sözleştikleri yere gittiğinde, arkadaşinin buluşmayi unutmasi sonrasi, buluşma yerinde üç gün boyunca beklediğini ve bunun örneğinin Resulullah’ta da olduğunu bilmeseniz bile…

Akif milli mücadele yillarinda halki cihada teşvik için Kastamonu Nasrullah Cami’deki vaazlarini, Balikesir Zağanos Paşa Cami’deki hutbesini, çikarmiş olduğu Sebilürreşad ve Sirat-i Müstakim dergilerini duymamiş olsaniz bile…

Duygu yüklü, mesnevi’nin en güzel örnekleri olan Safahat’ini okumamiş olsaniz bile…

Birinci Mecliste mebus olarak yaptiği hitabetleri dinlememiş olsaniz bile…

istiklâl Marşi’nin on kitasini ezbere bilmeseniz bile…

Milletvekili olduğu dönemde beş parasiz olduğundan arkadaşinin paltosunu ödünç aldiğini ve parasizliktan Taceddin Dergâhi’nda misafir kaldiğini, buna rağmen istiklâl Marşi için konulan beş yüz lira ödülü almadiğini, istiklâl Marşi’ni yazarken sadece iki adet kâğidi bulunduğundan bir tanesini müsvedde olarak kullandiğindan ve diğer kâğidi temize çekmek için kullanacağindan istiklâl Marşi’nin bir kismini Taceddin Dergâhi’nin duvarlarina yazdiğini bilmeseniz bile…

Eğer “Kahraman Ordumuza” ithaf edilen istiklâl Marşi’ni, anlamini düşünerek okumuş iseniz yukaridaki sorumuza şeksiz şüphesiz “iyi biliriz.” cevabini verenlerdensinizdir. 

Onu okudukça, onu taniyan edipleri dinledikçe, onda peygamber ahlâkini göreceksiniz ve “iyi biliriz” terennümleri kalbinizde daha bir derinlemesine yer edinecek.

Vatani için gecesini gündüzüne katan, istiklâl Marşi’nin ve Çanakkale şehitlerine şiirlerinin şairine, “hak ettiği emekli maaşinin ölümüne 3 ay kalana kadar kendisine ödenmediğini, biriken miktarin ise hiç verilmediğini” de iyi bilir misiniz? (Kaynak: MEB. Bilim ve Aklin Aydinliğinda Eğitim Dergisi, sayi 73, sayfa 15.)

“Toprakta gezen gölgeme, toprak çekilince,

Günler şu heyulayi da er, geç, silecektir.

Rahmetle anilmak, ebediyet budur amma,

Sessiz yaşadim, kim beni nereden bilecektir?”

(M. Akif)

Ey ulu şair, ruhun şad olsun, biz Anadolu çocuklari seni biliriz. Hem de kendimizi bildiğimizden daha “iyi biliriz.”

Selam ve muhabbetle.

Adem Kalınsaz

Etiketler: Tarihe Dair şaşirtan Bilgiler 1
tarihsuuru.com
Bu yazı toplam 1848 defa okundu.
GoogleGoogle YahooYahoo FacebookFacebook DiggDigg Del.icio.usDel.icio.us
RedditReddit TwitterTwitter friendfeedfriendfeed myspacemyspace bloggerblogger
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş..
GÜNDEM
ALINTI YAZARLAR
“ ‘Vurun’ dedi, vurduk!” mantığı
YAVUZ BAHADIROĞLU
Mısır`ın fethi Osmanlı`ya dünya hakimiyetinin kapılarını açmıştı.
ERHAN AFYONCU
M.Kemâl Paşa Ne Yazık ki Hakikati Anlatmamıştır!...
AHMET ANAPALI
Devrim tarihinde bir gezinti
AYŞE HÜR
Cahili Kuşatmaya Karşı Cemaleddin Afgani’nin Örnekliği
HAMZA TÜRKMEN
Türkiye, nasıl içeriden teslim alındı?
YUSUF KAPLAN
Kimliksiz Şehir: İslahiye
MUSTAFA YILDIZ
Kahire de sizin Saraybosna da..
İBRAHİM KARAGÜL
Sadece tekkeler mi kapatıldı?
D.MEHMET DOĞAN
MÜMTAZ'ER TÜRKÖNE
Cumhuriyet’te para-meta oyunu
ŞAMİL TAYYAR
Üniversite sınavında ter döken çocuklarımız...
SİBEL ERASLAN
Çanakkale'de Almanlara karşı savaşıyor da olabilirdik
MUSTAFA ARMAĞAN
Gündemden Notlar
AHMET VAROL
Devrimden çıkarılacak dersler
A. DİLİPAK
Mısır uleması ve 90'lık kahramanı
MUSTAFA ÖZCAN
Mübarek sonrası
SERDAR DEMİREL
AHMET KALKAN
Liberal eleştiri ve öneri
ALİ BULAÇ
Kıbrıs
HAKAN ALBAYRAK