TARiH VE KÜLTÜR
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
TARiH VE KÜLTÜR
TARiH VE KÜLTÜR
12 Ocak 2011 Çarşamba Saat 02:09

TARiH VE KÜLTÜR

___Tarih, genelde insanliğin, özelde de milletlerin geçmişini inceleyen bir bilimdir. Ders alinmasi, ayni hatalara tekrar tekrar düşülmemesi kaydiyla okunmasi, öğrenilmesi bir anlam ifade eder. Geçmişle gelecek arsinda köprü vazifesi gören tarih ilmi ancak bu şekilde asil misyonunu icra eder, yarinlara daha güvenle bakabilir ve daha sağlam adimlarla ilerleyebiliriz. Bu noktada tarihe, “bir milletin hafizasidir” da diyebiliriz.

____Kültür ise bir toplumun tarihi seyri ve tekâmülü içinde ürettiği ve kuşaktan kuşağa aktardiği her türlü maddi ve manevi değerler bütünüdür. Kolay oluşmaz. Kültür, bir toplumun öz kimliğini oluşturur, milleti millet yapan değerlerdendir ve onu diğer toplumlardan farkli kilar. Kültür, toplumun yaşayiş, hissediş ve düşünüş tarzidir. Tarih ve kültürü birbirinden ayiramayacağimiz gibi, her ikisinin de var oluşunda inanç değerlerinin önemli ve belirleyici bir faktör olduğunu da vurgulamamiz gerekir.

____Bunu yabancilar da çok iyi biliyorlar ki, bizi biz yapan değerleri yok edecek, bizi alt edebilecek, aile kavramini çökertecek, tarihimizden ve ait olduğumuz medeniyetten uzaklaştiracak, aramizdaki saygiyi, sevgiyi ve güveni bitirecek, dili ve karşilikli anlaşmayi yozlaştiracak planlari 40- 50 sene öncesinden yapiyorlar ve aşama aşama tatbik ediyorlar. Amaçlari belli, silahla yapamadiklarini bu yolla hem de kat kat fazla tahribatla yapmak.

____Millet olarak biz, tarih âlimlerince insan denizi de denen Çin sinirinda dünya sahnesine çiktik. Gün geldi güçlendik, Çin’e saldirdik. Gün geldi zayifladik, geri çekildik. Uzaydan çekilen dünya fotoğraflarinda yeryüzündeki tek insan eseri olarak görülebilen Çin Seddinin Çinliler tarafindan inşasi da bu Türk baskilari sonucundadir.

____Söz buraya gelmişken bir anekdotu yazmadan geçmek istemiyorum: Başbakanimiz Recep Tayyip ERDOğAN iki sene evvel Çin’e resmi bir ziyaret için gittiğinde, resmi görüşmeler dişinda, gezi proğraminda Çin Seddine de giderler. Belirli bir yere kadar araçlarla gittikten sonra dik bir rampada uzun yürüyüş etabina gelirler ve herkesin çok yorulduğu bir esnada Çin Devlet Başkani, Başbakanimiza dönerek: “
Sn. Erdoğan, çok yoruldunuz galiba?” diye sorduğunda başbakan Erdoğan’in cevabi: “Bu soruyu bir Türk’e soramazsiniz, bu seddi siz durduk yere boşuna yapmadiniz
” bu tarihe geçecek cevap bir devlet adiminda olmasi gereken tarih ve milli kültür şuuruyla ancak mümkündür.

____Tarihin o devrinde o coğrafyada temel geçim kaynaği hayvancilik olduğu için, hayvanlarin beslenmesi maksadiyla yağmur damlasini takip ederek, engin Ota Asya bozkirlarinda otlak arayişiyla göçebe bir hayat tarzi ve buna bağli olarak da göçebe kültür değerleri gelişti. Birlik beraberlik duygusunun tezahürü olarak devlet ve vatan kutsallik kazandi. Devlet Baba ve Ana Vatan kavramlari bu hayat tarzi ve kültür içerisinde oluştu. Sonuçta da atalarimiz çok geniş alanlara yayilarak, farkli farkli devletler kurduklari için Türk tarihini araştirmak, incelemek ve doğru bir şekilde öğrenmek oldukça zorlaşti.

____Tarihçi evvela dinini iyi bilmeli. Geleneklerini, yaşadiği toplumun değer yargilarini ve sosyal yapisini iyi bilmelidir. inancin tarihte, sanatta, kültür ve medeniyette etkisinin önemini anlamak için Selimiye’ ye, Süleymaniye’ ye bakmamiz yeterlidir. Tarihçi yazar Mehmed Niyazi ÖZDEMiR Hocamiz bu hususta şöyle der: “
Mimar Sinan 62 yaşindayken mimarbaşi oldu. Müslüman olmasaydi hiçbir camiyi yapamazdi. Michelangelo, 15 sene boyunca yonttuğu taşa, kendi iç dünyasindaki tatmin duygusu sonucunda “Musa” dedi. Dostoyevski, inanci olmasaydi Suç ve Ceza’ yi yazabilir miydi?
” islamiyetin ve Hristiyanliğin etkisiyle vücuda getirilen eserlerle ilgili örnekler daha da çoğaltilabilir.

____Bizim tarih, kültür ve inancimizin iki temel dinamiği vardir. Birincisi Orta Asya bozkirlarindan getirilen kültür ve medeniyetimiz ki buna fizik boyutu diyebiliriz. Bir de metafizik boyutu olan Mekke-Medine kökenli ruh ve inanç temeli vardir. Batinin bizden çekinmesi, korkmasi, hatta bizi yani şark islam dünyasini tanimak maksadiyla Oryantalizm bilim dalini oluşturmalari bizim bu metafizik köklerimizden dolayidir.

____Bir atasözü şöyle der: “
Aslanlar kendi tarihçilerini yetiştirinceye kadar avcilik hikâyeleri hep avcidan yana olacaktir.
” Kendi tarihimizi hep başkalarindan öğrenmeye mahkûm edilişimiz açisindan çok ciddi ve hakli bir sözdür bu. Orta Asya’da islam öncesi dönemle ilgili tarihimizi Çin yilliklarindan, Osmanli devriyle ilgili tarihimizi de bize önyargiyla bakan batili tarihçilerin kitaplarindan öğrendik yillarca. Türk tarihinin ve edebiyatinin ilk yazili eserleri olan Orhun kitabelerini çözen ve okumayi başarabilen Danimarkali bir filologdur. Yillarca lise ders kitaplarinda tarihimizin, yabancilarin bakiş açisiyla okutulmasi sonucunda kendi tarihine, kültürüne, medeniyetine ve tüm değerlerine yabanci bir neslin yetişmesi de kaçinilmaz oldu.

____Tarihi yazan, tarihi yapana sadik kalmak zorundadir. Biz millet olarak hep tarih yaptik, içimizden tarih yapan çok kahramanlar çikardik. Ama tarihi yazmaya vakit mi bulamadik, yoksa tarih yazacak tarihçiler mi yetiştiremedik, durup düşünülmesi gereken bir noktadir.

____Kendi kültürümüz yaşanacak, yaşatilacak ve vicdan ve iman sahibi tarihçiler tarafindan yazilacak. Tarihimizi ve kültürümüzü gelecek nesillere doğru aktaracak tarihçileri yetiştirmekten başka çaremiz yok, inancindayim.


Gazi Hüseyin KILBAş
17.12.2008 

Etiketler: TARiH VE KÜLTÜR
tarihsuuru.com
Bu yazı toplam 1092 defa okundu.
GoogleGoogle YahooYahoo FacebookFacebook DiggDigg Del.icio.usDel.icio.us
RedditReddit TwitterTwitter friendfeedfriendfeed myspacemyspace bloggerblogger
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş..
GÜNDEM
ALINTI YAZARLAR
“ ‘Vurun’ dedi, vurduk!” mantığı
YAVUZ BAHADIROĞLU
Mısır`ın fethi Osmanlı`ya dünya hakimiyetinin kapılarını açmıştı.
ERHAN AFYONCU
M.Kemâl Paşa Ne Yazık ki Hakikati Anlatmamıştır!...
AHMET ANAPALI
Devrim tarihinde bir gezinti
AYŞE HÜR
Cahili Kuşatmaya Karşı Cemaleddin Afgani’nin Örnekliği
HAMZA TÜRKMEN
Türkiye, nasıl içeriden teslim alındı?
YUSUF KAPLAN
Kimliksiz Şehir: İslahiye
MUSTAFA YILDIZ
Kahire de sizin Saraybosna da..
İBRAHİM KARAGÜL
Sadece tekkeler mi kapatıldı?
D.MEHMET DOĞAN
MÜMTAZ'ER TÜRKÖNE
Cumhuriyet’te para-meta oyunu
ŞAMİL TAYYAR
Üniversite sınavında ter döken çocuklarımız...
SİBEL ERASLAN
Çanakkale'de Almanlara karşı savaşıyor da olabilirdik
MUSTAFA ARMAĞAN
Gündemden Notlar
AHMET VAROL
Devrimden çıkarılacak dersler
A. DİLİPAK
Mısır uleması ve 90'lık kahramanı
MUSTAFA ÖZCAN
Mübarek sonrası
SERDAR DEMİREL
AHMET KALKAN
Liberal eleştiri ve öneri
ALİ BULAÇ
Kıbrıs
HAKAN ALBAYRAK