Osmanlı’da batılılaşma faaliyetleri ile tıp öğretimi arasında yakın bir ilişki vardır. Avrupa’ya ilk gönderilen öğrenciler tıp eğitimi almak için gönderilmiş, Osmanlı Devleti’nde ilk tıp okulu Tanzimat’ın ilan edildiği tarihte atılmıştır. II.Abdülhamit tıp öğretimine ayrı bir önem vermiş, fakat kendisine karşı ilk muhalif harekette yine tıp öğrencilerinden gelmiştir.

Adli Tıp’ın da hemen hemen batıyla aynı tarihlerde başladığı Osmanlı vesikalarıyla anlaşılmaktadır. Kişilerin can ve mal ehemmiyetinin sağlanması, suçluların saptanabilmesi, kişilerin ölüm sebeplerinin anlaşılması devlet kendisini sorumlu görmüş ve adalet ve yargı arasında bir bağ kurmuştur.

Aslında otopsinin batıdaki gelişmelerle başladığını söylemek doğru değildir. Çünkü 29 Kasım 1968 tarihine ait bir belgede saray cerrahlarından Ebubekir Halife'’nin ilm-i teşrih adıyla otpsi dersleri verdiği geçmektedir.

22 Nisan 1847 tarihli bir belgede otopsinin layıkı ile öğrenilebilmesi için ve icra edilebilmesi için tersanede kaza sonucu ölen bir işçinin cesedi padişahın emri ile Mekteb-i Fünun-ı Tıbbıye’ye gönderilmiştir. Bu fermanda ayrıca daha önce esir pazarında ölen cariye ve kölelerin kullanıldığı fakat esir pazarlarının yasaklanmasından sonra ceset bulmakta güçlük çekildiği bu nedenle köle, cariye ve esirlerden ölenlerin hükümete bildirilmesi gerektiği belirtilmiş.

Otopsi için ailenin izni gerekirdi
Otopsinin yapılabilmesi için ailenin izin vermesi gerekiyordu. 27 haziran 1884 tarihli bir vesikaya göre vefat eden Hanya liman reisinin cesedine ailesinden izin alınmayarak otopsi yapılması üzerine Hanya belediye doktoru görevinden alınmış. Liman reisinin ölümünün koleradan olduğu şaiyası sonucu otopsi yapıldığı fakat ailesinin izni olmadığı için bir suç sayıldığı belirttirilerek otopsi yapılırken bahriye tabibi ve karantina doktorunun da bulunmasının zorunlu olduğu bildirilmiş. Otopsi yapanların hangi maksatla olursa olsun tıp kanununa aykırı davrandıkları için görevlerinden azledilmişlerdir.
Hayvanlara da otopsi yapılmış
17 Ocak 1895 tarihli bir belgede ise Malta’da ahırda öldüğü iddia edilen bir binek hayvanı için otopsi istenmiş yapılan otopsiye göre binek hayvanının ahırda ölmediği talim sırasında öldüğü yapılan otopsiyle anlaşılmış.
Cinayet olayları otopsi ile aydınlatılırdı
Zaptiye Nezareti Etıbba Dairesi, vefa’da karabaş otu içtikten sonra ölen Mediha Hanım adında bir kadının cesedi ile ilgili otopsisi istenmiş, İncelemeler sonucu kadının hamile olduğu, kocası tarafından çocuğunu düşürmesi için zorla karabaş otu içirildiği yapılan tetkikler sonucu anlaşılmış.

Başak bir belgede ise zehirlenerek vefat ettiği iddia edilen bir çocuğun ölüm sebebinin anlaşılması için gerekli organlı adli tıpa gönderilerek tetkik edilmesi istenmiş. Belgede ayrıca çocuğun üç buçuk kaşık şurup içtiği bu miktarda yaklaşık bir buçuk miligram morfin bulunabileceği, bu miktarın ölüme sebep verecek bir miktar olmadığı için ölüm sebebinin araştırılması istenerek içtiği maddenin cinsi, ve miktarının bilinmesinin yanı sıra ölenin sıhhı durumu, geçirdiği hastalıkların da araştırılması istenmiş.
Otopsi yapılanların masrafları ailelerinden, suçlu bulunanlardan karşılanır eğer ekonomik durumları iyi değilse vilayetin mal sandığından karşılanırdı.
Dünya Bülteni