Niğbolu Savaşı Haçlıların Kudüs’ü tekrar elde etmek için yaptıkları son savaştı. Osmanlı tarihçileri savaşın amacını kuşatma altındaki İstanbul’a yardım etmek şeklinde belirtseler de, Haçlı tarihi konusunun en uzman kişilerinden olan A. Lutrell ve G. Köhler, Niğbolu Savaşı’nın son Haçlıların son seferi olup, hedeflerinin Kudüs’ü ele geçirmek olduğunu belirtirler. Savaşın görgü tanıklarından İbn Cezeri’de Cami’ul Esanid adlı eserinde sözü geçen modern tarihçiler gibi düşünür Haçlıların Avrupa devletlerinden asker toplarken Kudüs’ü almak için topladıklarını belirtir.
Macar kralı Sigismund’un faaliyetleri sonucu Fransa, Almanya ve İngiltere’nin da aralarında bulunduğu Avrupa devletlerinden asker toplanmış, 150 ile 200 bin arasında bir sayıya ulaşmıştır. Osmanlı askerleri ise 80 bin 100 bin arasında olup çoğunluğu yeniçeri ve azap askerlerinden oluşmaktadır.
Haçlıların Niğbolu kalesini kuşatması üzerine İstanbul’daki kuşatmayı sona erdiren Yıldırım Beyazıt 22 Eylül 1396’da Niğbolu yakınlarına gelerek otağını kurdurmuş, iki gün sonra da Haçlı kuvvetlerine karşı saldırı emrini vermiştir.
İlk olarak Fransız kuvvetleriyle savaşan Osmanlı askerleri uçları sivriltilmiş kazıklarla ordu içindeki düzenin bozulmasını sağlamışlar, arka hattan okçuların yardımları ile Fransız ordusunu dağıtmışlardı. İngiliz, Leh, Rodos şövalyeleri de sol kanattan kuşatılarak mağlup edilmişti. Fakat pusuda bekleyen 30 bin kişilik Macar ordusu Yıldırım’ın otağını kuşatma altına almış, ani bir saldırı yapılacağı sırada Sırp prens Lazeveric’in emrindeki Sırp kuvvetlerinin Yıldırım Beyazıt’a yardıma gelmeleriyle Macar kralı Sigismund’un saldırısı püskürtülmüştü.
Avrupalı ve Osmanlı tarihçiler Sırpların Haçlılara karşı Osmanlı’nın yanında yer almalarıyla savaşın Osmanlılar tarafından kazanıldığını söylerler. Bununla birlikte savaşın kazanılmasında Yıldırım’ın savaş öncesinde bölgenin topoğrafik özelliklerini incelettiğini de unutmamak gerek. Rumeli Beylerbeyi Firuz Bey, padişaha sunduğu raporda arazinin ormanlık olduğunu belirtmiş, askerlerin ormanlık alana gizlenmesi ile Haçlıların hareket alanlarının kısıtlanabileceğini söylemişti.Osmanlı’nın İslam dünyasında bir güç olarak tanınmaya başlaması Niğbolu Savaşı’nın kazanılması ile gerçekleşmiştir. Yine Avrupalılar bu savaştan sonra İslam dünyasına karşı yeni bir haçlı seferi düzenlemeye cesaret edememişlerdir.
Dünya Bülteni