Mehmet Akif İnan Anılıyor
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mehmet Akif İnan Anılıyor
Çağdaşı olan devrin büyük simaları ile teşriki mesai etmiştir. Aksiyon adamı olan Akif İnan hakkında herkesin söyleyecek mutlaka bir çift sözü vardır.
31 Aralık 2010 Cuma Saat 17:21

Her eylem yeniden diriltir diyordu Merhum Akif İnan, günümüzün pasif müslümanlarına inat, Akif İnan, üzerine çok yazılacak bir şair hakkında çok şey söylenecek bir yazar ve model alınacak bir eylem adamıdır.

Çağdaşı olan devrin büyük simaları ile teşriki mesai etmiştir. Aksiyon adamı olan Akif İnan hakkında herkesin söyleyecek mutlaka bir çift sözü vardır.

Hakkında yazılanları Okumak için Üstad'ın sayfasını ziyaret etmek kafi. Vefatı üzerine hakkında yazılmış yazılar

Recep GARİP  Dil Ve Edebiyat Dergisi HAYANIN ÇOCUĞU MEHMET AKİF İNAN (1940-2000-Urfa)

Rasim Özdenören  Yeni Şafak Akif İnan ve Urfa



Ahmet Kekeç  Yeni Şafak Akif İnan...

Nazif Gürdoğan  Yeni Şafak Bir Güzel Adamı Yitirdik

Alim Kahraman  Yeni Şafak Akif İNAN'ın içimde kalan "YANKI"sı

akif emre  Yeni Şafak "Kudüs Şairi"nin Ardından

Kültür  Yeni Şafak Mescid-i Aksa Şairiydi




Memur Sendikaları Konfederasyonu(Memur-Sen)Kurucu Genel Başkanı, Merhum Şair-Yazar Mehmet Akif İnan, 3 Ocak 2011 Pazartesi Günü Saat 19’da ölümünün 11. yıl dönümünde sevenleri tarafından anılacak.      

     Şanlıurfa Belediyesi, Memur-Sen ve Türkiye Yazarlar Birliği Şanlıurfa Şubesi işbirliğinde Urfa City AVM’de yer alan Şanlıurfa Belediyesi Nikah ve Konferans Salonu’nda 3 Ocak 2011 Pazartesi Günü Saat 19’da düzenlenecek olan “Şair Mehmet Akif İnan ve Sendikacılık” konulu panelde, sendikacılığının yanı sıra şair, yazar ve eğitimci kimlikleriyle tanınan M.Akif İnan sevenleri tarafından bir kez daha rahmetle anılacak. 

   Merhum M.Akif İnan’ın Kardeşi Dr. Ahmet İnan ve Belediye Başkanı Dr. Ahmet Eşref Fakıbaba’nın birer selamlama konuşması yapacağı geceye birbirinden önemli isimler davet edildi.

   Hak-İş Genel Başkanı Salim Uslu, Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, Yazar Zübeyir Yetik, TYB Vakfı Başkanı Dr. Mehmet Doğan ve Türkiye Yazarlar Birliği Genel Başkanı İbrahim Ulvi Yavuz’un konuşmacı olarak davet edildiği panelde katılımcılar kendi ifadeleriyle Merhum M.Akif İnan’ı anlatmaya çalışacaklar.

Din ve Edebiyat Konferansından



KRONOLOJİK SIRAYA GÖRE HAYATI

1940/ 12 Temmuz'da Urfa'da doğdu.

1952/ İlkokulu bitirdi.

1958/ Urfa Lisesi'nden Maraş Lisesi'ne sürgün gönderildi.

1958/ Bir grup arkadaşıyla Derya Gazetesi'ni çıkardı.

1959/ Maraş Lisesi'nden mezun oldu.

1959/ İlk Konferansını Urfalı Şairler üzerine verdi.

1959/ Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümüne kaydoldu. İki sene sonra bıraktı.

1960/ Üstad Necip Fazıl ile Maraş'ta tanıştı.

1962/ Fakülteye tekrar girdi,1972'de mezun oldu.

1962-1964/ Hilal Müessese Müdürlüğü'nü yaptı.

1965/ 23 Temmuz'da evlendi.

1967 / 10 Temmuz'da kızı Şakire Banu dünyaya geldi.

1964-1969/ Türk Ocağı'nda faaliyet gösterdi.

1969/ Nuri Pakdil ile birlikle Edebiyat Dergisi'ni kurdu.

1969-1972/ Türk Taşıt işverenleri Sendikası'nda uzmanlık görevinde bulundu.

1972 / İlk kitabı "Edebiyat ve Medeniyet Üzerine" yi çıkardı.

1974/ İlk Şiir Kitabı Hicret'i çıkardı.

1975/ Kısa dönem askerlik yaptı.

1976-1990/ Mavera Dergisi'nde kurucu olarak yer aldı.

1977-1980/ Gazi Eğitim Enstitüsü'nde Türkçe öğretmenliği yaptı.

1977/ Eğilim Enstitüleri için Oktay Çağlar ile beraber "Yeni Türk Edebiyatını hazırladı. (Ders Kitabı)

1980/ Hac farizasını yerine getirdi.

1985/ "Din ve Uygarlık" ı (denemeler) çıkardı.

1991/ "Tenha Sözler"i yayınladı.

1993-2000/ Eğitim-Bir'i kurdu ve başkanlığını üstlendi. Aynı zamanda Memur-Sen Konfederasyonu başkanlığını yürüttü.

1998/   Kanal 7'de kültür ve sanat programı hazırlayıp sundu.

1999/ Haziran'da rahatsızlandı ve ölümcül hastalığı teşhis edildi.

1999/Aralık'ta Urfa'ya döndü.

2000/ 6 Ocak'ta Urfa'da vefat etti.

Şiirlerinden Seçmeler

Şehir Gazeli

Her eylem yeniden diriltir beni
Nehirler düşlerim göl kenarında

Ey deprem gel yetiş bu şehirlerin
doğayı çarptıran konumlarına

Doğ ey güneş erit taştan adamı
Ve kurut taşları diken elleri

Babamın gölgesi koruyor beni
Oh ne güzel şehir bu eski şehir

Dönüştür ey kalbim bahçeli eve
Anlamı ezen o makineleri

Kurtuluş haberi olsun dünyaya
Ayırma üstümden bir an gölgeni  

Umut Gazeli

Soyundum çileye dönmemesine
Bilendim ışıktan gözyaşlariyle
Acılar umudu buldurur bize
Bir zırha büründüm bu çağa karşı
Edep senin sabır benim derimdir
Askerler üretir sessiz ve derin
Bayrağa dönüşen alnımdır şimdi
Ellerim ağların mahşer makası
Türkümüz dünyayı kardeş bilendir
Gökleri insanın ortak tarlası

Bir Işık Yalımı

Gözlerin kalbime değmeden önce
İstanbul o kuşlar acep nerdeydi

Deniz ki dilimin lügat kitabı 
Şarkılar kardeşim onlar nerdeydi

İçimde sürekli yağmur bulutu 
Ormanlar nehirler güller nerdeydi

Bir ışık yalımı parmaklarındır 
Anamın kızımın eli nerdeydi 

Ülkemin çığlığı her saat zili 
Nerde ortadoğu savaş nerdeydi 

Gözlerin kalbime değmeden önce 
Acılar gülüşler düşler nerdeydi

Akşam

Yüzünde elleri sonsuz denizin
Gömelim yüreğe dediğim durum
Saçların en derin bir gökyüzüdür
Varamaz ellerin merdivenleri

Her an bir güvercin çırpınır durur
Kalb atışlarında ve gözlerinde
Bir sırdır içinde evler anneler
Çocuklar başında bir yeşil çelenk

Göklerden bir haber gibidir umut
Görünmez bir yerde saklanmış mahcup
Su gibi içtiğin çok zor son on yıl
Sadakat anıtı bir sonbahardır

Duygu ve sabırdan bir deri giydin
Kuşandın demektir ölümsüzlüğü
Bulutlara gömülü sedeften yüzün
Dünyanı kuşatmış destansı hüzün

Zaman

Susarak anlattın bütün gizliyi
Sakladım duygumu ben konuşarak
Bir acı tarlası sessiz yüzünde
Aşkı yürürlüğe koyma savaşı
İçimde bir düzen kaynaşmaktadır
Büyük ve çekingen bakışlarından
En iyi anlatış artık susmaktır
Anladım bunu ben seni bilince
Gel denize yaslan yalnız denize
Sırrını denizler taşır insanın
Zaman bir hızdır ve yıldızdır akan
Esneyen günler ve gece üstünden
Bir uyku bölmezse anılarımı
Korkarım çıldırtır bu hayal beni
Gözlerin ne kadar İstanbul öyle
Sebiller uçuşur parmaklarında
Ortak günlerimiz tarih şöleni
Saçlarında sayfa sayfa güneşi
İçimde bir sergi var portrelerin
Hayalim her yerde kavrar gölgeni
Aşka ve tabiata ulaştır bizi
Gel kurtar bu şehrin gürültüsünden
Terk etme nolursun bir eşya gibi
Ölümsüz bir hasret yaşarken bende
Vurulmuş bir geyiktir sensiz zamanlar
İçimin ormanı bir yangın yeri
Bir uyku bölmezse anılarımı
Korkarım çıldırtır bu hayal beni
Istırap varoluş şartımız oldu
Esef etme yasım karaymış diye
Bir yanım vahşîdir ürkütür seni
Aykırı düşerim sulhculüğüne
Bir gün deli gibi sarsarak seni
Göklerin yolunu sorabilirim
Başımı taşlara vurabilirim
Aklımdan çıkarsa anılarımız
Paramparçayım gel sen onar beni
Topla aynalardan eski gölgemi
Göçebe ömrümü bağla zamana
Dağılsın içimin karıncaları
Bir uyku bölmezse anılarımı
Korkarım çıldırtır bu hayal beni

BİR ADIM ATARSAK..!
Akif İnan'ın şiirleri dilimizde!
Büyük Doğu-Diriliş-Edebiyat-Mavera çizgisinin şairlerinin şiirleri müzik adamlarımız tarafından keşfedilmeyi bekliyor!
03 Ekim 2010 Pazar 10:44

Yûnus'un, Hacı Bayram'ın, Pir Sultan'ın, Aziz Mahmud'un ve daha nice büyük şairimizin şiirleri müziğe aktarılarak halkın diline daha da kuvvetli bir şekilde yerleşmiş; halkın diline, zihnine, kalbine...

Günümüzde de şairlerimizin şiirleri bestelenmektedir. Günümüz şairlerinin bestelenmiş şiirlerinin küçük bir şanssızlığı vardır ama: Artık müzik sanattan çok tüketim sisteminin bir aracı konumuna indirgendiği için müzik adına birçok ürün ortaya konmakta ve bu pazarlıksız müzik ürünlerinin önünde bir perde, bir engel olmakta.Gün Batıdan Doğmadan

Kimlerin şiirleri bestelenmişti?

1940'larda Necip Fazıl'la başlayıp 1960 sonrası daha da güçlenen yerli edebiyatın (buna İslamcı edebiyat diyenler de vardır) şiirlerinin bestelenmesi, müzikle tanışması ise hayli sonra olmuştur. Bunda müziğin fıkhî açıdan tartışılıyor oluşunun da etkisi olsa gerek. İlk tespit edebildiğimiz çalışma 1987’de yapılmış olan "Gün Batıdan Doğmadan" albümünde (o zamanlar kaset denilirdi daha çok) Mehmed Akif Ersoy'un, Erdem Bayazıt ve Ahmet Mercan'ın şiirlerinin bestelendiğini görüyoruz. Sonraki çalışma olan "Es Rahmet Rüzgârı”nda Arif Nihat Asya, Sezai Karakoç, Edip Gönenç, Necati Aykan'ın şiirleri bestelenmiş. Sonraki çıkan müzik albümlerinde şu şairlerin şiirlerinin bestelendiğini tespit edebiliyoruz: Osman Sarı, S. Arif Emre, Mürsel Sönmez, Müştehir Karakaya, Mustafa İslamoğlu, Alaeddin Soykan, Yusuf Özkan Özburun, Mustafa Özçelik, Cumali Ünaldı Hasannebioğlu, Arif Ay, Mehmet Efe, Nurullah Genç, Hakan Albayrak.

Taner Yüncüoğlu ve Ömer Karaoğlu besteledi İnan’ın şiirlerini

Akif İnan'ın şiirlerinden ise yedi tanesi bestelenmiş. Bunlar “Şafak”, “Yiğitler”, “Ey Beyaz Ela”, “Umut Gazeli”, “Yürek Gazeli”, “Şehir Gazeli” ve “Mescidi Aksa” şiirleri. İlk olarak “Şafak” şiiri 1989 yılında bestelenmiş Taner Yüncüoğlu tarafından. "Andolsun" isimli albümde yer alıyor. “Şafak” şiiri sonradan bazı mısraları değiştirilerek “İlk Cemre” albümünde de yer alır.

Mehmet Akif İnanTaner Yüncüoğlu, sonradan dört şiirini daha besteler Akif İnan'ın. “Seninle Beklenen” albümünde “Yiğitler”, “Ey Beyaz Ela” şiirleri; “Çağıltı” albümünde “Umut Gazeli” şiiri ve “Serzeniş” albümünde “Yürek Gazeli” şiiri bestelenmiş olarak mevcuttur. “Yiğitler” şiiri 1991 yılında yayımlanan “Allah Dedim Yürüdüm” isimli albümde de yer almaktadır; ilk önce Malcolm X isimli bir bant tiyatrosu için bestelenen şiir sonradan “Allah Dedim Yürüdüm”e de alınmış.

Akif İnan'ın bestelenmiş şiirleri arasında belki de en meşhuru Ömer Karaoğlu'nun bestelediği “Şehir Gazeli”dir. Bu beste Ömer Karaoğlu'nun albümüne de adım verir: “Doğ Ey Güneş”. Karaoğlu sonradan bu besteyi “İzler” isimli seçme bestelerinin bulunduğu albüme de alır.

Önüne geçmek mümkün olmayacak

Mescid-i Aksa şiiri ise ezgili bir şekilde daha çok gençler arasında söylenmektedir.

Dileğimiz şudur ki, tüm dönemsel yalpalamalara, içerdenmiş gibi görünenlerin ihanetlerine rağmen Türk müziğinin yakın bir gelecekte Büyük Doğu-Diriliş-Edebiyat-Mavera çizgisinin açtığı çığırdan gelen şiirlerle daha da güçlenmesinin önüne geçmek inşallah pek mümkün olmayacak.

İnşallah!

Ama tabii bu müziği zenginleştirecek şiirin gücünü görebilmek için ufuk lazım, göz lazım!

 

Cüneyt Çelik araştırdı ve haber verdi


Kaynak:

Dunya Bizim

Mehmet Akif İnan


Etiketler: Mehmet Akif İnan Anılıyor
tarihsuuru.com
Bu yazı toplam 843 defa okundu.
GoogleGoogle YahooYahoo FacebookFacebook DiggDigg Del.icio.usDel.icio.us
RedditReddit TwitterTwitter friendfeedfriendfeed myspacemyspace bloggerblogger
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş..
GÜNDEM
ALINTI YAZARLAR
“ ‘Vurun’ dedi, vurduk!” mantığı
YAVUZ BAHADIROĞLU
Mısır`ın fethi Osmanlı`ya dünya hakimiyetinin kapılarını açmıştı.
ERHAN AFYONCU
M.Kemâl Paşa Ne Yazık ki Hakikati Anlatmamıştır!...
AHMET ANAPALI
Devrim tarihinde bir gezinti
AYŞE HÜR
Cahili Kuşatmaya Karşı Cemaleddin Afgani’nin Örnekliği
HAMZA TÜRKMEN
Türkiye, nasıl içeriden teslim alındı?
YUSUF KAPLAN
Kimliksiz Şehir: İslahiye
MUSTAFA YILDIZ
Kahire de sizin Saraybosna da..
İBRAHİM KARAGÜL
Sadece tekkeler mi kapatıldı?
D.MEHMET DOĞAN
MÜMTAZ'ER TÜRKÖNE
Cumhuriyet’te para-meta oyunu
ŞAMİL TAYYAR
Üniversite sınavında ter döken çocuklarımız...
SİBEL ERASLAN
Çanakkale'de Almanlara karşı savaşıyor da olabilirdik
MUSTAFA ARMAĞAN
Gündemden Notlar
AHMET VAROL
Devrimden çıkarılacak dersler
A. DİLİPAK
Mısır uleması ve 90'lık kahramanı
MUSTAFA ÖZCAN
Mübarek sonrası
SERDAR DEMİREL
AHMET KALKAN
Liberal eleştiri ve öneri
ALİ BULAÇ
Kıbrıs
HAKAN ALBAYRAK