Nelson Mandela 1996’da Nijerya’yı ziyaret ettiğinde Lagos’taki
Müslüman mezarlığına gitmek istemişti. Gazeteciler nedenini
sorduklarında “Burada ırkçılığa karşı mücadelemizin ilk ateşini yakan
birisi yatıyor. Henüz biz hayatta değilken o ırkçılığa karşı büyük bir
mücadele başlatmıştı” demişti. Mandela’nın mezarını ziyaret ettiği kişi
Duse Muhammed Ali’den başkası değildi.
Duse Muhammed Ali, 21
Kasım 1866’da Mısırlı bir subayın ve Sudanlı bir annenin oğlu olarak
İskenderiye’de doğdu ve 80 yaşında Logos’ta vefat etti. Afrika birliğini
ilk kez savunan Muhammed Ali kurduğu Afrika Times, Orient Review, Comet
dergileri ırkçılığa karşı Afrika’nın sesi oldu. Mısır’da doğmasına
rağmen ömrünün büyük bir bölümünü Senegal, Gana, Zaire ve Güney
Afrika’da geçirdi.
Muhammed Ali’nin babası Abdulselam Ali iyi
bir eğitim alması için onu Londra’ya gönderdi. Babasının 1882’de
İngilizlere karşı yapılan ayaklanmada öldürülmesi üzerine Mısır’a dönen
Muhammed Ali bir süre Kahire Üniversitesi Edebiyat bölümüne devam
ettiyse de sonra İngiltere’ye giderek yarım bıraktığı eğitimini
tamamladı.

Edebiyat kariyerine oyun yazarlığı ile başladı ve oyunlarında ırkçılık
temasını işledi. 1885-1909 tarihlerinde bir çok oyunu Karayiplerde,
Hindistan ve Amerika’da sahnelendi. İngiltere ve Fransa’da yazdığı
oyunlar yasaklandı ve bir süre Londra’da polis takibinde hayatını
sürdürdükten sonra ABD’ye gitti. Burada siyahlar tarafından çıkarılan
ilk gazete olan haftalık New Age gazetesinin kurucuları arasında yer
aldı. Gazetede emperyalizme ve ırkçılığa karşı yazılar makaleler yazan
Muhammed Ali, Afrika ve Amerika’da geniş bir okuyucu kitlesi kazandı.
1911’de Londra’da düzenlenen Dünya Irklar Kongresi’ne katılan Muhammed
Ali, kongrede uzun bir konuşma yaptı. Konuşmasında bütün ırkların eşit
olduğunu söyleyerek, ABD’nin Kızıl derilerden, Fransa ve Belçikalıların
Kongolulardan, İngilizlerin Sudan ve Mısırlılardan özür dilemesini
istedi.
Du Bois ve John Eldred Taylor’la birlikte İngiltere’de
ilk Afrika diasporasını kurdu ve Afrika Birliği fikrinin doğmasına
öncülük etti. Afrikalı göçmenler arasında okuma yazma
öğrenilmesi,siyahların üniversitelere kabul edilmesi, Afrika
edebiyatının tanıtılması çalışmalarında bulundu ve beyaz işçilerle siyah
işçilerin aynı ücreti alması, eşit sendikal haklar elde edilmesi için
yapılan grevlere katıldı.
1912’den 1920’ye kadar Afrika’nın
değişik bölgelerinde bulunan Muhammed Ali, daha sonra Nijerya’ya
yerleşerek İngiliz sömürgeciliğine karşı girişilen mücadelede etkin rol
oynadı. Nijerya’da kaldığı dönemde Orient Review ve Afrikan Times
dergilerini çıkararak İngilizlerin ülkedeki medya tekelini kırmaya
çalıştı.
İngilizlerin dergileri kapatması üzerine Amerika’ya
giden Muhammed Ali, bu ülkedeki en büyük zenci örgütlenmesi olan Marcus
Garvey’in liderliğini yaptığı Zenci Birliği örgütü içerisinde yer aldı.
Fakat Garvey’in beyazlara karşı ırkçı yaklaşımlarından rahatsız olunca
bu örgütten ayrıldı. Muhammed Ali Michigan, Detroit’te İslam Dünyası
Toplumu’nun kurucuları arasında yer aldı. Bu örgüt daha sona ismini
Müslüman Milleti olarak değiştirdi ve liderliği Wallace D. Fard
Muhammed’e geçti.
1931’de Nijerya’ya tekrar dönen Muhammed Ali,
Nigerian Daily Times ve Nigerian Daily Telegraph gazetelerinde
editörlük yaptı. 1933’de Nijerya’nın haftalık en yüksek tirajlı dergisi
The Comet’i kurdu. Irkçılık ve sömürgeciliğe karşı tekrar aktif bir
mücadele içerine giren Muhammed Ali, Afrika Kongresi’nin Nijerya’da
tanınmasını sağladı. “Bağımsız ve özgür bir Afrika ülkesi görmeden ölmek
istemiyorum diyen Muhammed Ali, rüyasının gerçekleştiğini göremeden 26
Şubat 1946’da hayatını kaybetti. “Are Roosevelt Came”, adlı romanı ve
“Leaves from an Active Life” adlı otobiyografik eseri bir çok dile
çevrildi. Aynı zamanda bir film yönetmeni olan Muhammed Ali,
Nijerya’daki Müslüman sinemacıların ilki olarak kabul edilmektedir.
Muhammed Ali’nin The Comet’te yazdığı yazılar, Güney Afrika özgürlük
mücadelesini başlatan Nelson Mandela, Gana’nın ilk devlet başkanı Kwame
Nkrumah, Kongo’nun bağımsızlık savaşçısı Başbakanı Patrice Lumambave,
Cezayirli düşünür ve aktivist Franz Fanon’un ilham kaynağı oldu.
Muhammed Ali’nin ölümünden yıllar sonra Nelson Mandela, Cape Argus
gazetesine verdiği röportajda “Muhammed Ali, bize ırkçılığa karşı
ırkçılıkla mücadele edilmeyeceğini öğretti” diyecekti.
Kaynak: DunyaBulteni