İlk Anayasamız nasıl hazırlandı?
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
İlk Anayasamız nasıl hazırlandı?
Sivil anayasa için çalışma yapıldığı şu günlerde partiler arası bir mutabakat aranmaktadır. Anayasal sürecimizin ilk aşaması olan I. meşrutiyet döneminin başlangıcı olan Kanun-i Esasi nasıl hazırlandı, hangi şartlar altında kabul
11 Ekim 2011 Salı Saat 03:25

Anayasa hazırlıklarına Mithat Paşa, Mayıs 1876'da hükümete girmesinden hemen sonra başladı. Kendisi Sultan II. Abdülhamid’e önceden hazırladığı bu anayasa taslağını vermişti. Ancak Midhat Paşa’nın 1814 Fransız  Anayasasına göre düzenlenmiş olan anayasa taslağını padişah beğenmemişti. Daha sonra böyle bir anayasa hazırlamanın ve yasama yetkisine sahip bir meclis kurmanın, Osmanlı hükümetinin temeli olan, Şer-î Şerife aykırı olup olmadığını öğrenmek için, İslâm hukukçularının görüşleri alındı. Mevcut şer-î hükümlere aykırı olmamak şartıyla, şura meclisi mahiyetinde bir yasama meclisi kurmak ve bunun esaslarını düzenleyen bir Kanun-ı Esas-î hazırlama kararı alındı. Sultan II. Abdülhamid,  kanunun Vekiller Heyetinde görüşülerek, büyük bir meşveret meclisinin toplanmasına karar verdi. 26 Eylül 1876 tarihinde yapılan bu toplantıya yaklaşık 200 kişi çağrıldı. Bunlar, vekiller, mülkiye, ordu ve ulema mensuplarıydı.

Meşveret meclisinin çalışmalarının tamamlanmasından sonra, II. Abdülhamid 8 Ekim
1876 tarihinde sadarete gönderdiği tezkerede, Kanun-ı Esasî’nin hazırlama işini Midhat
Paşa’nın başkanlığında kurulan bir komisyona verdi. Komisyonda 28 üye görevlendirildi.
Üyeler arasında Maarif Nazırı Cevdet Paşa, Nâfıa Nazırı Server Paşa, Fetva Emini Hadik Efendi, Hariciye Müsteşarı Aleksandır Efendi, Adliye Müşteşarı Vahan Efendi, Şuray-ı Devlet üyesi Ohanis Efendi de bulunuyordu. Bu komisyona daha sonra Namık Kemâl de üye olarak atandı.

Komisyon çalışmalarına hemen başladı. Midhat Paşa, her türlü güçlüğe ve engele
rağmen Kanun-ı Esasî ve Meşrutiyetin ilânını bir an önce gerçekleştirmek için gayret
gösteriyordu. Sadrazâm Rüştü  Paşa, bir anayasa değil, sadece köklü bir ıslahat yapılmasını  istiyordu. Ahmet Vefik Paşa, meşrutiyetin tamamen aleyhinde idi. Saffet ve Ethem Paşalar ise bu işte çekingen davranıyorlardı.

Midhat Paşa, bütün devletlere söz verildiği ve açıklandığı üzere,anayasanın, birkaç  gün sonra İstanbul’da toplanacak olan büyük devletler elçileri konferansında önce ilân edilmesi gerektiğini, aksi halde konferansın ileri süreceği ağır şartları kabul edip, onların hakimiyeti altında yaşamaya mahkûm olacağımızı, bir lâyiha ile padişaha iletti.

Midhat Paşa’yı bu derece aceleci bir tutuma sevk eden faktörlerin başında devletin o zamanlar içine düşmüş bulunduğu siyasî buhran geliyordu. Hersek’de çıkan isyanın zamanla Balkanlarda yayılarak tehlikeli bir boyut kazanması, Batılı devletlerin sorunu çözümü için İstanbul’da bir konferansın toplanmasına karar vermelerine sebep oldu. Konferansın toplanmasına üç gün kala ve Kanun-ı Esasî üzerindeki görüşmeler sona ermekte iken sadrazâm M. Rüştü Paşa’nın istifası üzerine, Midhat Paşa ikinci defa sadrazâmlığa getirildi.

İlk anayasa çalışmalarının sonuna gelindi ve Midhat Paşa’nın Padişah’a sunduğu anayasa taslağında gerekli düzeltmeler yapıldıktan sonra, konferansın açılış gününe rastlâyan 23 Aralık 1876 tarihinde padişah tarafından onaylanarak  Kanun-ı Esasî resmen yürürlüğe girdi. Kanun-ı Esasî’nin ilânı ile bütün meseleler çözümlenmiş değildi. Asıl önemli olan, Anayasanın kapsadığı hükümleri uygulamak, mekanizmayı kurmak ve işletmekti. Bir taraftan da, Anayasa gereğince seçimlerin yapılarak Meclis-i Mebusan’ın çalışmasını sağlamaktı. Seçimlerin ne şekilde yapılacağını belirlemek üzere bir seçim bildirisi Talimat-ı Muvakkate hazırlığına girişildi.  Ancak seçimlerin yapılmasını ve Meclis-i Mebusan’ın açılışını görmek Midhat Paşa’ya kısmet olmadı. 49 günlük bir sadaretten sonra, 5 Şubat 1877 tarihinde, Sultan II. Abdülhamid’in kendi ısrarıyla Anayasaya koydurduğu 113. maddeye dâyanarak ülke dışına sürgüne gönderildi.

Sedat Uyar-Dünya Bülteni
Etiketler: İlk Anayasamızhazırlandı
tarihsuuru.com
Bu yazı toplam 805 defa okundu.
GoogleGoogle YahooYahoo FacebookFacebook DiggDigg Del.icio.usDel.icio.us
RedditReddit TwitterTwitter friendfeedfriendfeed myspacemyspace bloggerblogger
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş..
GÜNDEM
ALINTI YAZARLAR
“ ‘Vurun’ dedi, vurduk!” mantığı
YAVUZ BAHADIROĞLU
Mısır`ın fethi Osmanlı`ya dünya hakimiyetinin kapılarını açmıştı.
ERHAN AFYONCU
M.Kemâl Paşa Ne Yazık ki Hakikati Anlatmamıştır!...
AHMET ANAPALI
Devrim tarihinde bir gezinti
AYŞE HÜR
Cahili Kuşatmaya Karşı Cemaleddin Afgani’nin Örnekliği
HAMZA TÜRKMEN
Türkiye, nasıl içeriden teslim alındı?
YUSUF KAPLAN
Kimliksiz Şehir: İslahiye
MUSTAFA YILDIZ
Kahire de sizin Saraybosna da..
İBRAHİM KARAGÜL
Sadece tekkeler mi kapatıldı?
D.MEHMET DOĞAN
MÜMTAZ'ER TÜRKÖNE
Cumhuriyet’te para-meta oyunu
ŞAMİL TAYYAR
Üniversite sınavında ter döken çocuklarımız...
SİBEL ERASLAN
Çanakkale'de Almanlara karşı savaşıyor da olabilirdik
MUSTAFA ARMAĞAN
Gündemden Notlar
AHMET VAROL
Devrimden çıkarılacak dersler
A. DİLİPAK
Mısır uleması ve 90'lık kahramanı
MUSTAFA ÖZCAN
Mübarek sonrası
SERDAR DEMİREL
AHMET KALKAN
Liberal eleştiri ve öneri
ALİ BULAÇ
Kıbrıs
HAKAN ALBAYRAK