Libya düştü, Fransa
kudurdu, Suriye azdı, hedef sensin!
Haritayı önüne çek,
ibretle bak! Adı konulmamış bir savaş bu! Ben diyeyim 3., sen de “4. Dünya
Harbi.” 20. yüzyıl tarih kronolojisi yeter, bir fikir vermeye. Abdülhamid
düşerken elindeydi topraklar. Abdülhamid düştü.
Düşen, bir halife değildi sadece, yerlerde süründü insanlık. Balkanlar çıktı
elinden, Hicaz çıktı. Afrika kurda kuşa yem oldu, Kafkasya esir, Himalaya
mahzun.
Sarıkamış bir namerdin eliyle 90 bin’i kurban verdi toprağa. Çanakkale, 500 bin
müslümanı Alman komutana teslim etmenin adıydı. Dost ateşi(!) kırdı, ümmetin
evladını. Limon Von Sanders’ti, ihanetin adı.
Filistin, Cemal’den İngiliz’e teslim. Asit havuzları bekler Muhammed’in
Ordusu’nu. Kör etmek için gözleri. Alman sevinir bu işe. Sarhoş yatağı
sokaklar, bir iğrençlik halkası. Çanlar çalınır, Berlin’de. Okunur, kardinalin
mesajı.
Sorar Mehmet Akif: “Biz
sizinle ittifak değil miyiz? Kudüs’ün düşmesiyle nedir bu bayram havası?
Alman, Haçlı
gururuyla: “Bu, Papalık’ın
zaferi. O ayrı, bu ayrı. Şimdi sevinme zamanı!”
İşte o zaman düşünür
Akif: “Ah Koca Sultan, sana
ayıp etmişiz kocaman!”
İngiliz, Lozan’ı imzalamaz. Şartı vardır:
“İslam Birliği’ni
kaldır. Kanunlarını Avrupa’dan al! Bizden ol, kısaca. Sonra gel, kapıma.”
“Emredersiniz!”
Çekilir Haçlılar, Istanbul’dan. Fatih’le alay ederek. Avrupa, Batılı bir ülke
daha kazanmıştır, henüz Boğaz’dan ayrılmadan.
Boydan boya kana boyanır, Afrika. Cezayir, 10 milyondan 3 milyona iner,
1917’den 1961’e. Çekilirken cuntalarını bırakırlar, tüm coğrafyaya. Taşeron
zalimlerdir, Burgiba, Buttefika… BAAS’ın kolları…
Eliyle yerleştirir toprak ağalarını, savaş baronlarını… Suud, Saddam, Nasır,
Hüseyin, Barzani, Hasan, Şah Rıza… Son kullanma tarihi geçen, defolu raflara
kaldırılır. Ruh gitmiş, iskelet kalmıştır.
Osmanlı’nın yıkılışı yoksul Hristiyan’a da dokunur, Buda’ya da... Güney Amerika
eroinle, siestayla kaybeder nesilleri. Çin gaddar, Rus azman, Hint yamyamdır,
halklarına karşı.
Kuzey, Güney’i hapsetmiştir. Dünya bir cezaevidir artık. Müebbede mahkum.
Hammadde Güney’den yok pahasına alınır, Kuzey cebini doldurur, bu kirli
pazarda.
Vietnam, acıyla yoğrulur. Kamboçya iç savaşla… Terör yapıları oluşur,
peyderpey. NATO, Varşova Paktı, AB, BM… Gelirler mazlumların üstüne; amansız,
ansız.
Satın alınmış liderler(!) koşa koşa giderler, üye olmaya. “Dünya ile beraber hareket
etmeliyiz, Siyon Protokolü’nce.”
Çağdaş hocalardan alınan fetva, kardeş katlini onaylıyormuş. Irak’a yağan
bombalar varsın ülkemizden kalksın, bizim vebalimiz yokmuş. Hangi iktidar olsa
aynısını yaparmış. Başkası gelse daha mı iyi olurmuş(!)
Nuh demek yetmez, Peygamber de demelisin. Çünkü iman etmek için Hz. Nuh demeli.
Yüce Resullerin emperyalizme karşı direnişini bilmeden, sürgünü yaşamadan, ‘Kardeşinin ayağına diken batsa yüreğinde hissetmeden’ Müslümanlık olmaz, insanlık da…
Ateşe atılmadan, Kızıldeniz’i geçmeden, kurtuluşa yelken açmadan, sabır ile
Mısır’ı beklemeden anlaşılamaz Vahiy, yoksa okunup geçilir Mushaf.
Ütopya mı, gerçek mi yaşadıkların? İşgale uğramamış santim toprak kaldı mı
dünyada? 100 yerde kan akıyor. 60 yerde kokain komasından göç ediyor insanlar.
40 yerde alkolü kaçırıyorlar, intihar odaları kuruluyor parklara.
Nazi bir yandan, ötenazi diğer yandan.
Teşhis kolay, ya tedavi! Önce sevgi:
”Müslüman müslümanın
kardeşidir. Kardeşlerinizin arasını bulun!”
“Müslüman erkekler ve
kadınlar birbirinin velisidirler.”
“İman etmedikçe
cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de gerçekten iman etmiş
olamazsınız.”
“Bir insanı kurtaran
bütün insanlığı kurtarmış gibidir.”
“Vaktiyle…” diyeceksiniz,
demeyin. Şerif Hüseyin’i bilmeyen mi var? Lakin yüklenebilir mi torunlarına,
dedelerinin günahı?
Bağdat’ta ve Kabil’de basılacak tarih kitapları İncirlik’i yazarlar yakında! O
zaman eğersin başını. Bakamazsın Arap’ın, Peştun’un yüzüne!
Bırak Sağ’ı Sol’u! Kamalak’la Kurtulmuş bir araya gelsinler, “Acil” koduyla!
Topçu da katılsın. “Libya İçin El ele!” desin, her üçü de. Yakın tarihi
sorgulayan herkes çalışsın, kafa yorsun. Çanakkale ile Libya tıpatıp benziyor.
Olaylar, roller, niyetler, öncesi, sonrası…
Dersim’in çocukları ses versin Libya için! Evladını kör kurşuna kurban veren
analar haykırsın Çorum’da, Sivas’ta!
Libya Anadolu’dur, Anadolu Libya’dır.
550’yle gelsen ne olur ki, kan yürürken coğrafyamın üstüne! Sen ben yok, biz
varız. Sen de yaşadın acıyı. Telaviv’in Güneydoğu kolu senin de yaktı canını.
100 bin evladını yitirdin, yarım asırdır.
Hedefte sen varsın. Kimseyi suçlama. “Müslüman
Libya halkının yanındayız!” diyemeyen
‘yere bakan yürek yakan mahcup adam’ senin eserin!
Kendimi ve seni uyarıyorum: “Şahid
ol Ya Rab!”
Tarık Sezai KARATEPE