OSMANLI PADİŞAHLARI...
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
OSMANLI PADİŞAHLARI...
SERAP GÜNEŞ
serap_gunes@hotmail.com
08 Ocak 2011 Cumartesi Saat 01:39

Çocuklarımıza osmanlı hükümdarlarını diktatör olarak tanıtmışız.

 Çocuklarımıza osmanlı hükümdarlarını diktatör olarak tanıtmışız. ders kitaplarında onlardan bahsederken çok kere asarlar,keserler demişiz. yakarlar yıkarlar, üstelik kimseye de hesap vermezler diye notlar düşmüşüz.

   oysa bir şeyhülislam (zembilli ali cemali efendi) padişahın( yavuz selim) karşısına dikilebilmiş, ''seni kılıcımla doğrulturum '' diyebilmiştir...
   Bir kadı (ilk istanbul kadısı sarı hızır çelebi) minderinin altında sakladığı demir topuzu padişaha( fatih sultan mehmet) gösterip,''padişahlığına güvenip hükmümü dinlemeseydin billahi bu gürz ile başını ezerdim'' diyebilmiştir.
   Bir başka kadı ( bursa kadısı emir sultan) Yıldırım bayezit gibi öfkesi burnunda genç bir padişahı, ''namazlarını cemaatle kılmadığın için çıkan 'binamaz' söylentisini giderene kadar ''şahitliğini kabül etmiyorum'' diyerek mahkemeden adeta kovabilmişitir.
   
   Konuyu biraz daha açalım.
Düşünün ki, son padişahlar bile cuma namazına giderken ''talebe-i ulum''dan bir grup bir ağızdan şöyle bağırırlardı.
 
   ''Mağrur olma padişahım, senden büyük Allah var.''
 
ve diktatör ilan ettiğimiz padişahların en büyüklerinden,en cihangirlerinden,en sertlerinden bir tanesi(yavuz padişah) ''hakimü'l-harameyn'' ünvanı karşısında ürpetiler geçiriyor, dayanamıyor, kendini secdeye atıyor, sonra melül, mahzun doğruluyor ve hutbedeki hatibe, hakümü'l-harameyn değil, hadimü'l-harameyn diyerek kendi kendini hareme-i şerififn hizmetkarı ilan ediyordu.
 
    Binaenaleyh, osmanlı hükümdarları hiçbir zaman mutlak olduklarını kabül etmemiler ettirmeyede çalışmamışlardır. aksine ulemaya tabi olmuşlar büyüyk hesap gününü her zaman göz önünde bulundurmuşlardır.
 
    Maneviyat adamlarına ve maneviyata bu derece önem veren Allah korkusunu bu derece içinde duyan hesap gününü bu kadar canlı olarak hafızasında tutan ölüme her an hazır bulunmaya bu kadar dikkat eden insanlar hakkında ''diktatör'' tanımlaması ne kadar akla yakındır.
 
    Padişahların hukuka bağlılıklarını gösteren örneklerden kanuni sultan süleymen devrine ait bir örnek üstünde duralım.
 
  Osmanlı (ve tabiki islam) hukukunda, vakıf malların kira bedelleri, her sene yeniden ayarlanırdı teklif edilen kirayı dükkan sahibi kabül etmezse dükkanı boşaltırdı.
 
     Ayasofya vakıflarına ait dükkanların kira bedelleri vakıf tarafından bir miktar yükseltilmişti. kiracılar itiraz edip mütevelliler kanalı ile kanuni sultan süleymana müracaar ettiler. ''vakfın son derece zengin olduğunu, dükkanların mevcut gelirinin giderlere fazlasıyla yettiğinin kira bedellerinin artırılmasına gerek bulunmadığını, kendileride müslüman ve muhtaç oldukları için. vakfın bir miktar parasının üzerlerine geçmsinde dinen mehzur olmayacağını'' öne sürdüler.
 
   Kanuni merhameti öfkesine galip bir padişahtı insanların mağdur olmasına hiç dayanamazdı. mütevelli heyeti dinletikten sonra kira bedellerinin bu senelik yükseltilmemesi için ferman verdi. mütevelli heyet, padişah femanını güle oynaya şeyhülislam ebusuud efendiye götürdü. zira gereğinin yapılması kaydıyla fermanı kadılara gönderme görevi ona aitti. Ebusuud efendi. fermanı okur okumaz itiraz etti.
 
    '' Bunu tamim etmezem. padişah fermanı ile kira tespiti yapılamaz. zira padişahın emriyle yanlış olan şey meşru olmaz, haram olan nesne ferman ile helal olmaz. bu hususlarda emr-i şer*i şerif budur. şer'i hükümlere vakıf iken onları ketmetmek, kurandaki bir ayetin tehdidine maruz kalmaktır.
 
     Dururm padişaha arz edildiğinde koca kanuni boynunu büktü.'' şeyh'in sözü haktır''
 
Osmanlı devletini, kendi çağının önderi ve örneği yapan şey, işte bu kılı kırk yaran hukuk anlayışıdır. Hukuk'a önce padişahların uyma zorunluluğu vardı.
tarihsuuru.com
Bu yazy toplam 1469 defa okundu.
Yorumlayan:
Gazi Hüseyin KILBAŞ
Tarih:08 Ocak 2011 Cumartesi Saat 01:45
PADİŞAHLAR SINIRSIZ SORUMSUZ DEĞİLDİ

Kıymetli Serap Kardeşim, Yine çok yerinde bir konuya temas etmişsin. Tarih şuuru sitesinin asıl gayesinin, böyle güzel ama gündemde yer almayan hatta yanlış bilinen konuları ele alıp insanlara doğrusunu takdim etmek olduğu gerçeğiyle, çalışmalarını takdirle karşılıyorum. Rabbim gayretlerine bereketler ihsan etsin. Evet, Padişahlar sanıldığı gibi sınırsız yetkilerle donatılmış, her istediklerini yapabilen, (astığı astık kestiği kestik) hesap sorulamayan insanlar değildi. Makam ve yetkilerinin emanetçisi olarak gördüler kendilerini. Dünyanın fani olduğunun bilincindeydiler ve her şeyin hesabının sorulacağı mahşer gününe iman etmiş insan oldukları için islami kural ve hükümlere azami bağlı kalma ve şeri şerife aykırı haraket etmemeye özen göstermişlerdir. Yaptıkları her icraatta, savaş ve sefer kararında mutlaka Şeyhul İslamdan fetva alarak işe başlamışlardır. Fetva verilmemişse o niyetten vazgeçilmiştir. Yavuzun vefatında gözü gibi koruyup sakladığı sandığı açıldığında, herkes altın ve mücevher olduğunu sanırken içerisinde sadece o bahsedilen fetvalar vardı. Cennetmekan 2.Abdülhamid Han ın şu sözünü nakletmem gerek; PADİŞAHLAR DA HESAP VERİR. HEM ALLAH HUZURUNDA HAM DE TARİH HUZURUNDA... Selam ve dualarımla. Saygılarımla.
Yorumlayan:
yaşar
Tarih:08 Ocak 2011 Cumartesi Saat 01:44
tarih araştırmalarında zaman yer ve dönemin şartları ayrılmaz bir bütündür

tarih bilincinden yoksun insanların yakın tarihimizi yazan kişiler olamsı malesef ders kitaplarında padişahların diktatör olarak yer almasına neden olmuştur.bu zihniyet dönemin şarlarını göz önünde bulundurmayan osmanlı padişahlarının çağdaşlarıyla hiç bir kıyaslamada bulunmadan bu insanları diktatör ilan edebilmişlerdir.sanki o dönemde demokrasi vardı da osamanlı yöneticiler bunu yoksaydı.cumhuriyetin yerleşmesi pahasına dünyada tarihine bukadar acımasız eleştiriler veya hakaretlerde bulunan başka bir millet yoktur herhalde
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
GÜNDEM
ALINTI YAZARLAR
“ ‘Vurun’ dedi, vurduk!” mantığı
YAVUZ BAHADIROĞLU
Mısır`ın fethi Osmanlı`ya dünya hakimiyetinin kapılarını açmıştı.
ERHAN AFYONCU
M.Kemâl Paşa Ne Yazık ki Hakikati Anlatmamıştır!...
AHMET ANAPALI
Devrim tarihinde bir gezinti
AYŞE HÜR
Cahili Kuşatmaya Karşı Cemaleddin Afgani’nin Örnekliği
HAMZA TÜRKMEN
Türkiye, nasıl içeriden teslim alındı?
YUSUF KAPLAN
Kimliksiz Şehir: İslahiye
MUSTAFA YILDIZ
Kahire de sizin Saraybosna da..
İBRAHİM KARAGÜL
Sadece tekkeler mi kapatıldı?
D.MEHMET DOĞAN
MÜMTAZ'ER TÜRKÖNE
Cumhuriyet’te para-meta oyunu
ŞAMİL TAYYAR
Üniversite sınavında ter döken çocuklarımız...
SİBEL ERASLAN
Çanakkale'de Almanlara karşı savaşıyor da olabilirdik
MUSTAFA ARMAĞAN
Gündemden Notlar
AHMET VAROL
Devrimden çıkarılacak dersler
A. DİLİPAK
Mısır uleması ve 90'lık kahramanı
MUSTAFA ÖZCAN
Mübarek sonrası
SERDAR DEMİREL
AHMET KALKAN
Liberal eleştiri ve öneri
ALİ BULAÇ
Kıbrıs
HAKAN ALBAYRAK