Ümmü Hâni
Ümmü Hâni
Peygamberimizin sallallahü aleyhi ve sellem amcası Ebû Tâlib’in kızı ve hazret-i Ali’nin kızkardeşi.
12 Kasım 2011 Cumartesi Saat 15:31

Asıl adı Fakite idi. Peygamberimiz sallallahü aleyhi ve sellem onun evinde bulunduğu bir gecede Mîrâc’a çıkarıldı.

Peygamber efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem hicretten bir yıl önce Tâif’e gidip, Tâif halkına bir ay nasîhat edip, onları îmân etmeye dâvet etmişti. Taif halkından hiç kimsenin îmân etmemesi ve işkence yapmaları üzerine Mekke’ye dönmüştü. Çok üzgündü ve her taraf düşman doluydu. Peygamberimiz sallallahü aleyhi ve sellem bir gece Mekke’de Ümmü Hâni’nin Ebû Tâlip mahallesinde bulunan evine geldi. Ümmü Hâni, o zaman îmân etmemişti. “Kimdir o?” dedi. “Amcanın oğlu Muhammed’im, kabul edersen, misâfir geldim.” buyurdu. Ümmü Hâni; “Senin gibi doğru sözlü, emin, asil şerefli misâfire can fedâ olsun. Yalnız, teşrif edeceğinizi önceden bildirseydiniz bir şeyler hazırlardım. Şimdi yedirecek bir şeyim yok.” dedi. Peygamberimiz sallallahü aleyhi ve sellem; “Yiyecek içecek istemem. Hiçbiri gözümde yok. Rabbime ibâdet etmek, yalvarmak için bir yer bana yetişir.” buyurdu.

Ümmü Hâni, Resûlullah’ı içeri alıp, bir hasır, bir leğen ibrik verdi. Gelen misâfire ikrâm etmek, onu düşmandan korumak, Araplar için en şerefli vazîfe sayılırdı. Bir evdeki misâfire zarar gelmesi ev sâhibi için büyük yüzkarası olurdu. Ümmü Hâni düşündü; bunun Mekke’de düşmanları çok, hattâ öldürmek isteyenler var, şerefimi korumak için, sabaha kadar onu gözeteyim, dedi. Babasının kılıcını alıp, evin etrâfında dolaşmaya başladı.

Resûlullah, o gün çok incinmişti. Abdest alıp, yalvarmaya, af dilemeye, kulların îmâna gelmesi, saâdete kavuşmaları için duâya başladı. Çok yorgun, aç, üzüntülüydü. Hasır üzerine uzanıp uyuyuverdi. Sonra Cebrâil aleyhisselâm gelip ayağının altından öperek uyandırdı. Bundan sonra Peygamberimiz sallallahü aleyhi ve sellem uyanıkken ruh ve bedeniyle Mîrâc’a çıkarıldı. (Bkz. Mîrâc)

Ümmü Hâni, kocası Hübeyre bin Ebî Vehb’in müşrik olması sebebiyle hicret sırasında îmân etmemiş olarak Mekke’de kalmıştı. Bu durum Mekke’nin fethine kadar devâm etti. Mekke’nin fethedildiği gün kocası Necrân’a kaçtı. Ümmü Hâni ise Kureyş kadınlarından on kişilik bir grupla Peygamberimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) yanına gelip müslüman oldu. Vefât târihi kesin olarak bilinmemekte olup, hazret-i Ali’den sonra vefât ettiği rivâyet edilmiştir.

 Kaynak: Yeni Rehber

Bu yazı toplam 118 defa okundu.
GoogleGoogle YahooYahoo FacebookFacebook DiggDigg Del.icio.usDel.icio.us
RedditReddit TwitterTwitter friendfeedfriendfeed myspacemyspace bloggerblogger
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş..
GÜNDEM
ALINTI YAZARLAR
“ ‘Vurun’ dedi, vurduk!” mantığı
YAVUZ BAHADIROĞLU
Mısır`ın fethi Osmanlı`ya dünya hakimiyetinin kapılarını açmıştı.
ERHAN AFYONCU
M.Kemâl Paşa Ne Yazık ki Hakikati Anlatmamıştır!...
AHMET ANAPALI
Devrim tarihinde bir gezinti
AYŞE HÜR
Cahili Kuşatmaya Karşı Cemaleddin Afgani’nin Örnekliği
HAMZA TÜRKMEN
Türkiye, nasıl içeriden teslim alındı?
YUSUF KAPLAN
Kimliksiz Şehir: İslahiye
MUSTAFA YILDIZ
Kahire de sizin Saraybosna da..
İBRAHİM KARAGÜL
Sadece tekkeler mi kapatıldı?
D.MEHMET DOĞAN
MÜMTAZ'ER TÜRKÖNE
Cumhuriyet’te para-meta oyunu
ŞAMİL TAYYAR
Üniversite sınavında ter döken çocuklarımız...
SİBEL ERASLAN
Çanakkale'de Almanlara karşı savaşıyor da olabilirdik
MUSTAFA ARMAĞAN
Gündemden Notlar
AHMET VAROL
Devrimden çıkarılacak dersler
A. DİLİPAK
Mısır uleması ve 90'lık kahramanı
MUSTAFA ÖZCAN
Mübarek sonrası
SERDAR DEMİREL
AHMET KALKAN
Liberal eleştiri ve öneri
ALİ BULAÇ
Kıbrıs
HAKAN ALBAYRAK