Güneş Saati Nedir? Nasıl Çalışır? Kısa Tarihi Reviewed by Momizat on .  Güneş saati ve geçmişi çok eski zamanlara dayanmaktadır; çok eski zamanlarda insanlar zamanı ölçmek için dike  Güneş saati ve geçmişi çok eski zamanlara dayanmaktadır; çok eski zamanlarda insanlar zamanı ölçmek için dike Rating:
Viranşehirin Sesi=> Ana Sayfa » Bilim Tarihi » Güneş Saati Nedir? Nasıl Çalışır? Kısa Tarihi

Güneş Saati Nedir? Nasıl Çalışır? Kısa Tarihi

Güneş Saati Nedir? Nasıl Çalışır? Kısa Tarihi

Download PDF

 Güneş saati ve geçmişi çok eski zamanlara dayanmaktadır; çok eski zamanlarda insanlar zamanı ölçmek için dikey bir çubuk yardımı ile güneşin ufuktaki hareketi ve bu çubuk ile yarattığı gölgeyi izleyip zamanı tahmin etmeye çalışıyorlardı. Bu yöntemin tamemen doğru bir saat ölçümü olmadığı zaten bilinmektedir. Bu çubuğa gölge çubuğu veya gnomon da denilmektedir.

Güneş saatinin geçmişine bakarsak en eski güneş saati, Mısırlılar tarafından milattan önce 1500 yıllarında kullanılmaya başlanmıştır.Onun dışında mayalar, inka uygarlığı gibi zamanında öncü olan uygarlıklarda güneş saati ve benzeri saat ölçüm mekanizmaları na rastlanılmamıştır. Ama Yunan uygarlığının güneş saati mantığından yola çıkarak ve bunları geliştirmek sureti ile konik şekillerdeki güneş saatleri yaptıkları bilinmektedir.

İnsanlar zaman geçtikçe güneş saatindeki sapmaları kontrol etmeye çalıştılar, tahminlerini daha kontrollü ve daha sağlam yapmaya çalıştılar ama pek fazla bir yol bulamadılar. Ama Milattan sonra 1. Yüzyıl içinde kutup yıldızı devreye girdi ve kullanılan çubuğu kutup yıldızına döndürerek varolan hata payını azaltma yoluna gittiler ve işe yaradıda.

Rönesans döneminde ise güneş saati oldukça popüler olmuş ve çok sayıda güneş saati yapılmıştır. Hatta güneş saati ve ustalığı kavramı oluşmuştur. Güneş saati ustaları yetişmeye başlamıştır. Bu kişilerin kendine has eğitim biçimleri, yapım aşamasında sakladıkları sırları ve teknikleri vardı. Bir çok çeşitte güneş saati yapımı gerçekleşmiştir. Byutlar değişmiş, desenler değişmiştir ve yatay, dikey ve ikisinin arası olmak üzere üç çeşit tasarım üzerinden gidlmeye başlanmıştır.
Yapılan güneş saatleri şehirde konacağı yere ve şehrin ihtişamına göre de farklılık gösteriyordu. Tabi, o zamanki teknoloji gelişimine ve insanların eğitimine bakacak olursak da kutup yıldızı ile enlem mantığı kurup saati nasıl işlevsel kaldıkları da önemli bir soru ve noktadır.

Yıllar içinde mekanik saatler de meydana çıkmaya başladı ama güneş saati popülerliğini yitirmedi çünkü mekanik saatlerin çok büyük bir engeli vardı popüler olmak için. Mekanik saatlerin saat sarkacı bulunuyordu ve gayet hassas bir denge ile çalışıyordu. Yani bir yerde hiç kıpırdamadan sabit bir şekilde durması gerekiyordu. Bu nedenle ticaret yapanlar veya yolculuk yapanlar bu saatleri kullanamıyordu. Güneş saati bu yönden daha avantajlı idi çünkü saat ölçümü güneş saatleri için bir yerde sabit durmayı gerektirmiyordu.

Bu saatler İslam ülkelerinde de yaygındı. O zaman yapılan resimlerden, işlenen öğelerden vs bu çok net görülebilmektedir. İnsanlar düzenli olarak ibadet ettikleri için, zaman ölçümlenmesi ne de ihtiyaç duyuyorlardı.

Zaman getikçe mekanik saatler yaygınlaşmaya başladı ve taşınabilir hale gelince de güneş saatlerinin egemenliğini ellerinden aldılar. Dünya standartlarında saatler yapmaya başladılar. Bu da takiben 16. Yüzyıl sonlarına rastlamaktadır. Ayrıca güneş saatleri de 18. Yüzyıl sonlarına doğru artık tamamen işlevlerini yitirmişlerdir.
Dünyada en fazla güneş saati bulunan şehir, İstanbul’dur. Aşağıdaki listede güneş saatlerinin bulunduğu yerleri görebiliriz:

fatih camii
murad paşa camii
seyit ömer camii
beyazıd camii
kürkçübaşı camii
ayasofya
sultan selim camii
üsküdar mihrimah sultan camii
kara ahmed paşa camii
süleymaniye camii
ferruh kethüda camii
edirnekapı mihrimah sultan camii
kılıç ali paşa camii
cerrahpaşa camii ve külliyesi
sultan ahmed camii
yeni camii
yeni valide camii
hekimoğlu ali paşa camii
ayazma camii
laleli camii
beylerbeyi camii
eski yeni camii
paşalimanı camii
beşiktaş deniz müzesi
edirnekapı şehitliği
askeri müze
topkapı sarayı
kandilli rasathanesi
bayezid medresesi

Kaynak:www.saatmodelleri.com

Güneş Saati

Güneş Saati (Alm. Sonnenuhr, Fr. Cadran, solaire; horloge, solaire, İng. Sundial; solar time), Güneş ışınlarının bir cisimde meydana getirdiği gölgelerden faydalanarak günün kısımlarını bulan düzene verilen isimdir. İlk defâ düşey olarak düzenlenen bir çubuk şeklinde kullanılmış ve gölge uzunluğuna göre günün zamânı tespit edilmiştir.

Eski Yunanda değişik güneş saatleri kullanılmıştır. Pergalı Apollonius (M.Ö. 250) konik kesit kullanarak daha da hassas saat elde etmiştir. Ptolemi ise kurduğu düzende gölgeleri çeşitli eğik düzlemlerde gösterir saat geliştirmiştir. Atina’daki bir kulede M.Ö. 100 yılından kalma sekiz güneş saati bulunmaktadır. Roma’da ise M.Ö. 290’da ilk güneş saati ortaya çıkmıştır.

Müslüman Araplar, güneş saatine çok önem vermişler, yatay, düşey ve eğik düzlemli çok değişik türlerini geliştirmişlerdir. Bâzı eski câmilerin duvarlarında veya uygun yerlerinde güneş saatleri vardır. Trigonometri prensiplerini kullanarak düzeni ve îmâlâtını basitleştirmişlerdir. M.S. 13. yüzyılda Ebü’l-Hasan saat çizgilerinin silindirik, konik ve diğer yüzeylerde belirtilmesi üzerinde çalışmalar yapmıştır. İlk mevsimler için eşit saatin kendisi tarafından ortaya çıkarıldığı kabul edilir. Ancak mekanik saatin ortaya çıkmasıyla güneş saatinin kullanış alanı azalmıştır. Müslümanların saate verdikleri önem, namaz vakitlerinden kaynaklanmaktaydı. Meselâ, büyük âlim Abdülhak Sücadil’in Farsça Mesâil-i Şerh-i Vikâye kitabında güneş saati şu şekilde anlatılır:

“Güneş gören düz bir yere, bir dâire çizilir. Bu dâireye, önce Hind Müslümanları tarafından kullanıldığı için, “Daire-i Hindiyye” denir. Dâirenin ortasına, çapının dörtte biri kadar uzun, dik bir çubuk dikilir. Bu çubuğun gölgesi, sabah vakti, dâirenin dışına kadar uzundur ve batı tarafındadır. Güneş yükseldikçe, gölge kısalır. Gölgenin ucunun, dâireye girdiği noktaya işâret konur. Güneş gün ortasına gelince, gölgenin boyu en küçük olup, sonra tekrar uzamaya başlar ve doğu tarafından dışarı çıkar. Çıktığı noktaya da işâret konur. Bu işâretlenen noktalar arasındaki dâire yayının ortası ile merkez arasına düz bir çizgi çizilir. Bu, oranın nısf-un-nehâr «gün ortası» çizgisi olur. Gölge ucu bu çizgiye gelirse gün ortası olur. Gölge bu hattan ayrıldığında öğle namazı vakti başlar. Çubuğun gölgesi, çubuğun boyunun bir veya iki katı kadar daha uzayınca ikindi vakti başlar.”

Rönesansla güneş saati yaygınlaştı. Ancak 19. yüzyıldan îtibâren süs olmaktan ileri gitmemiştir.

Güneş saatinin çalışma prensibi, güneşin gökteki hareketi ile ilgilidir. Bu görünür hareket dünyânın kendi ve güneş etrâfındaki dönüşü ile alâkalıdır. Ancak, güneş saatinin hassaslığı için göz önüne alınması gereken başka üç tesir daha vardır: Bunlardan ilki, dünyânın güneşi odak kabul ederek hareket etmesi; ikincisi, yörüngenin elips olması ve üçüncüsü, dünyânın dönme ekseninin eğik olmasıdır.[1]

Kaynaklar

[1] rehber.ihya.org/yenirehber/gunes-saati.html

Yazar Hakkında

Giriş Sayısı : 674

Yorum Yaz

*
Yorum yapmak için resimdeki karakterleri karşısındaki boşluğa doldurmalısınız. Resimdeki yazıları yenilemek için tıklayın.
Click to hear an audio file of the anti-spam word

© 2011 Powered By Wordpress, Goodnews Theme By Momizat Team

Başa çık