Şerif Hüseyin'i Kınamışlardı
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Şerif Hüseyin'i Kınamışlardı
Delhi’de toplanan ‘’Bütün Hindistan Müslümanları Birliği’’ kongresinde Şerif Hüseyin’in isyanı ve İngiltere’nin tutumu masaya yatırıldı.
29 Nisan 2011 Cuma Saat 21:10

I.Dünya Savaşı sırasında İngilizler Osmanlı Devletine karşı isyan ettirdikleri Şerif Hüseyin’in Türklerin dışında ki diğer Müslümanlar tarafından da destekleneceğini düşünmüşlerdi. Onlara göre Şerif Hüseyin Hz. Peygamber neslindendi ve kutsal yerlerinde yöneticisiydi. Peki İngilizlerin hesabı neydi? Amaçlarına ulaşabildiler mi?

Osmanlı Devletinin savaşa girmesi ve cihat ilan etmesi İngiltere’yi oldukça endişelendirdi. Nasıl endişelenmesinler sömürge imparatorluklarının içerisinde zamanın en büyük İslam devleti olan Osmanlı Devletinden bile fazla Müslüman yaşıyordu. Bu Müslümanların büyük bir bölümü en önemli sömürge bölgesi Hindistan’daydı. Üstelik Teşkilat-ı Mahsusa elemanlarının Hindistan’a sızması engellenememişti. Başlangıçta İngiltere Hindistan’da sert tedbirler sert tedbirler alarak durumu kontrol etmeye çalıştı. Mesela ilginç uygulamalardan birisi cephelerde komutanlarına itaat etmeyen, silah bırakan Müslüman askerler hemen idam edilmesiydi. Bu uygulamayı ilginç yapan idamların domuz derisinden yapılmış ip ile gerçekleştirilmesiydi. (1)Çünkü Müslümanlar arasında bu iple öldürülenlerin cennete gidemeyeceği söylentisini yaymışlardı.

Baskı ile sertlik ile uzun süre durumu idare edemeyeceğini iyi bilen İngiltere yeni bir planı devreye soktu. Bu plan bütün Müslümanların desteğini alacak yeni bir halife esasına dayanıyordu. Peki bu desteği sağlayabilecek kişi kim olabilirdi. Bu kişi kutsal yerlerin yöneticisi bu yönüyle halifeden sonra Müslümanların gözündeki ikinci önemli kişi Kureyş kabilesinden  Şerif Hüseyin’den başkası olamazdı. ‘’Halife Kureyş’ten olmalı’’ iddiası tekrar gündeme getirilecek ve Müslümanların desteği sağlanacaktı.

İngilizlerin bağımsız Arabistan Krallığı ve halifelik vaatlerine inanan 5 Haziran 1916’da Osmanlı Devletine karşı isyan ederek bağımsız Hicaz Krallığını ilan etti. Şerif Hüseyin başta Araplar olmak üzere Türkler dışında ki bütün İslam dünyasından destek görmeyi ümit ediyordu. Fakat İngilizlerinde Şerif Hüseyin’inde hiç beklemediği bir olay oldu. İngiliz yönetimi altında ki Hint Müslümanları Şerif Hüseyin’i halifeyi en zor anında arkasından vuran bir hain olarak nitelendirdiler. Bu karar kendilerini sıkıntıya sokacak zor bir tercihti. Çünkü İngiliz sömürgesi altında bu kararı vermişlerdi.

Abdül Bari liderliğindeki Huddam-ı Kabe Cemiyeti  Müslüman Hint ulemasından bir fetva çıkarttırdı. Bu fetvada Şerif Hüseyin lanetlenmiş ve Osmanlı halifesine bağlılık bildirilmişti. Daha sonra 30 Aralık 1918’de Delhi’de toplanan ‘’Bütün Hindistan Müslümanları Birliği’’ kongresinde Şerif Hüseyin’in isyanı ve İngiltere’nin tutumu masaya yatırıldı. Onlara göre mukaddes yerleri koruyacak askeri, siyasi ve ekonomik güç sadece Osmanlı Padişahında bulunmaktadır. Dolayısı ile halifelik de Osmanlı Devletinde kalmalıdır. Şerif Hüseyin bu toplantıda şahsi çar ve ihtiraslarının peşinde koşan birisi olarak değerlendirildi. Hatta Arabistan’ın Dar’ül Harp olmasından bahisle Müslümanların hacca gitmemesi gibi görüşler bile gündeme getirildi.(2)

Şerif Hüseyin’in arkasında İngiltere’nin olması ise Hint Müslümanlarını oldukça rahatsız etmişti. İngiltere’nin bu davranışının yanlışlığı dile getirilerek halifelik Müslümanların bir iç sorunu olarak değerlendirilmiş İngiltere’nin bu konuya karışmaması gerektiği belirtilmişti.  İngiltere’den bu konuda anlayış bekleyen Müslümanların Şerif Hüseyin’in halifeliği konusunda ki değerlendirmeleri ise ‘’Bir asi hiçbir zaman halife olamaz’’ şeklindeydi.(3)

İngiltere Hintli Müslümanların Türklere olan ilgisini ve hassasiyetini yeterince çözümleyememişti. Bu durumun sadece halifelikten kaynaklanan bir ilgi olduğunu düşünmüşlerdi. Öyleyse halifeliğin Osmanlılardan alınıp Şerif Hüseyin’e verilmesi sorunu kökünden çözecekti. İngilizler  halifeliği Osmanlılardan almanın düşündükleri gibi kolay olmadığını anlamış oldular.

Şerif Hüseyin Müslümanlardan beklediği desteği alamadı hatta Araplardan bile tam manasıyla destek aldığı söylenemez. Bir ara Arabistan kralı iken TBMM’nin halifeliği kaldırması üzerine 7 Mart 1924’te halifeliğini ilan ettiyse de bu kabul görmedi. Halife olamadığı gibi Arabistan krallığı da epeyce kısa sürdü. Hint Müslümanları ise desteklerini Milli Mücadele yıllarında da sürdürdüler.

Kaynak

1)Hilafet Hareketleri(Prof.Dr.Mim Kemal Öke, sayfa:25-26, TDV.yay.1991)

2)A.g.e. sayfa:30

3) A.g.e. sayfa:31

4)İngilizlerin Hicaz İsyanına Maddi Yardımları (Yard.Doç.M.Metin Hülagu dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/19/1152/13544.pdf)

İsmail Çal/Dünya bülteni-Tarih Dosyası

Etiketler: Şerif Hüseyin'i Kınamışlardı
tarihsuuru.com
Bu yazı toplam 1220 defa okundu.
GoogleGoogle YahooYahoo FacebookFacebook DiggDigg Del.icio.usDel.icio.us
RedditReddit TwitterTwitter friendfeedfriendfeed myspacemyspace bloggerblogger
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş..
GÜNDEM
ALINTI YAZARLAR
“ ‘Vurun’ dedi, vurduk!” mantığı
YAVUZ BAHADIROĞLU
Mısır`ın fethi Osmanlı`ya dünya hakimiyetinin kapılarını açmıştı.
ERHAN AFYONCU
M.Kemâl Paşa Ne Yazık ki Hakikati Anlatmamıştır!...
AHMET ANAPALI
Devrim tarihinde bir gezinti
AYŞE HÜR
Cahili Kuşatmaya Karşı Cemaleddin Afgani’nin Örnekliği
HAMZA TÜRKMEN
Türkiye, nasıl içeriden teslim alındı?
YUSUF KAPLAN
Kimliksiz Şehir: İslahiye
MUSTAFA YILDIZ
Kahire de sizin Saraybosna da..
İBRAHİM KARAGÜL
Sadece tekkeler mi kapatıldı?
D.MEHMET DOĞAN
MÜMTAZ'ER TÜRKÖNE
Cumhuriyet’te para-meta oyunu
ŞAMİL TAYYAR
Üniversite sınavında ter döken çocuklarımız...
SİBEL ERASLAN
Çanakkale'de Almanlara karşı savaşıyor da olabilirdik
MUSTAFA ARMAĞAN
Gündemden Notlar
AHMET VAROL
Devrimden çıkarılacak dersler
A. DİLİPAK
Mısır uleması ve 90'lık kahramanı
MUSTAFA ÖZCAN
Mübarek sonrası
SERDAR DEMİREL
AHMET KALKAN
Liberal eleştiri ve öneri
ALİ BULAÇ
Kıbrıs
HAKAN ALBAYRAK