Yıldırım Beyazıt’ın Ankara Savaşı’nda Timur’a yenilmesi ile şehzadeler arsında yaşanan taht kavgası (1402-1413) Fetret Devri olarak bilinir. Osmanlı vakayinamelerinde kardeşler arında taht mücadelesi şeklinde algılanan dönem Neşri’nin Kitab-ı Cihannüma’sına dayandırılır. Fakat bu dönemi ilk anlatan eser, Ahval adında el yazması bir kitaptır. Bu eser, Çelebi Mehmet döneminde yazılmış olmasına rağmen kim tarafından yazıldığı belli değildir. Dimitris J. Kastritsis gibi bazı tarihçiler bu eserin saray katiplerine bizzat Çelebi Mehmet tarafından yazdırıldığını iddia ediyor.
Osmanlı padişahı Çelebi Mehmet’in Osmanlı saltanatının tek varisi olduğunu ispatlamak ve kardeşlerinin a çıkarılmasını meşrulaştırmak için bu eseri yazdırdığı söyleniyor. Çünkü bu eserle aynı tarihlere rastlayan Çelebi Mehmet’in Timur’un oğullarından Şahruh’a gönderdiği mektupta da benzer ifadeler geçiyor.
Bu döneme ait olduğu bilinen Abdulvasi Çelebi’nin Halilaname ve Ahmedi’nin iskendername adlı eserlerinde kardeşler arasındaki siyasi mücadeleyi aktaran herhangi bir bilgi geçmiyor.
Çelebi Mehmet döneminde yaşanan olayların diğer padişah dönemlerinde de yaşanan taht kavgaları olabileceğini daha önce önemli Osmanlı tarihçilerinden Paul Wittek’te ifade etmişti.
1403 tarihli Çelebi Mehmet’in darp ettirdiği gümüş akçede “sultan” ibaresinin kullanılması, Osmanlı devletinde uzun süren bir fetret döneminin yaşanmadığını gösteriyor. Bir padişahın kendi adına para bastırabilmesi için hakimiyeti tesis etmesi ulemanın desteğini almasını gerekiyor. Çelebim Mehmet’in son zamanlarda hakimiyeti tesis ettiği diğer kardeşleri üzerine galebe çaldığı biliniyor. Saltanat yarışına sonradan katılan bir şehzadenin ölümünden bir sene sonra para bastırması devletin teamülleri ile çelişmekte.
Ahval’da Çelebi Mehmet’ten özellikle sultan diye söz etmesi padişahın 1403 gibi başa geçtiğini ve hükümdarlığını tesis ettiği anlaşılıyor. Kardeşlerle olan kavgaların klasik taht mücadelesinden başka bir şey olmadığı görülüyor
Bu şimdilik sadece bir iddia olmakla birlikte Fetret devrinin yaşanmamış olması bir sürprize neden olabilir. Çünkü bu iddia ispatlanırsa Osmanlı tarihi ile ilgili bildiklerimizin değişeceği anlamına gelmektedir.
Dünya Bülteni