Özgür Yazarlar
Birliği, şair Erdem Bayazıt`ı 2. ölüm yıl dönümünde şiirleriyle
andı.
Özhan
Uçan, programın
açılışında Bayazıt`ın hayatını
anlatan ve sanatsal perspektifini ortaya koyan bir konuşma yaptı. Uçan, konuşmasında Erdem Bayazıt`ın sanatını "coşkulu bir
ırmak"a benzetti.
Daha sonra slaytlar
eşliğinde Ahmet Örs, Mustafa Özeke ve Emre Karaca, Bayazıt`ın şiirlerini
okudular. Programa katılanlar Erdem
Bayazıt`ın kendi sesinden şiirlerini dinleme imkânı da buldular.
Programda Ahmet Örs, "Sürüp Gelen Çağlardan" şiiri üzerinden
Erdem Bayazıt`ın sanat/şiir
anlayışını tahlil eden bir konuşma yaptı. Ahmet Örs, Erdem Bayazıt`ın şiirinin her şeyden
önce "Müslüman Şiir" olarak
tanımlanması gerektiğini ifade ederek;
"Erdem Bayazıt,
şiirlerinde "savaşçı" kavramını sıklıkla kullanır. Peygamberimizin risaleti
süreciyle ilgili yazdığı şiirlerinde, Afgan cihadını anlattığı şiirlerinde,
tahlil ettiğimiz bu şiirinde "savaşçı" kavramıyla sık sık karşılaşırız. Bu ve
buna benzer kelimeler Bayazıt`ın şiirine yüksek perdeli bir ses, söylemine
avantaj sağlayan kuşatıcı bir devingenlik kazandırmıştır. Şiirin bu son
bölümünde dünyanın değişik coğrafyalarından İslam dünyasının başka taraflarına
uzanan direniş hikâyeleriyle bağ kurar aynı zamanda şair. Cezayir`e, Senegal`e
varır sesi; oradan kendi yaşadığı bölgeyle irtibatlandırır bütün süreci:
Boğaziçi`dir demirlediği liman. Hepsini avucunun içine alır ve bir büyük doğumu
bütün insanlıkla beraber beklemeye koyulur: "Dünyanın kalbini dinle geliyor adım adım/
Dallar meyvaya dursun toprak tohuma dursun/ İnsan barışa dursun selama dursun
zaman" mısraları devrimci bir doğuşu müjdelemez mi? Çağlayanın suları
onlarca metreden dökülürken aşağılara nasıl tüyleri diken diken ediyorsa Erdem
Bayazıt`ın şiiri de yürekleri kabartan böyle bir etkiye sahiptir. Şairin bütün
şiir serüveninin ve bu şiirinin sonunda geldiği muhteşem "Sabır savaş zafer. Adım: MÜSLÜMAN"
mısrası da final bölümünün finalidir. Erdem Bayazıt`ın şiirinde açık kimlik
izharı olarak okunabilecek bu cesur mısrası için kendisine müteşekkiriz doğrusu.
Konuşmanın başında onun şiirini "Müslüman şiir" olarak tanımlamanın ne
kadar haklı bir tanımlama olduğunu bu vesileyle bir kez daha görmüş oluyoruz
aslında. İslami bir kavram ve kulluk ödevi olarak seçtiği "sabır" kavramını "savaş"la, oradan da "zafer"le birleştirip bunların hepsini
kendi kimliğinin adı yapan şair
büyük şairdir. Edebiyatın ortasına, şiirin kalbine bütün hesapları bir kenara
atarak "Müslüman" sıfatını dikmesi
arkadan gelenler için en büyük rehberliktir." sözleriyle
konuşmasını tamamladı.

